Maaş hesabına haciz veya bloke konulması mümkündür; ancak hesabın maaş ödemeleri için kullanılması, hesaptaki paranın tamamının kesilebileceği anlamına gelmez. İşçi ücretleri, memur maaşları ve emekli aylıkları bakımından farklı haczedilmezlik hükümleri bulunmaktadır. Borcun nafaka, banka kredisi, vergi veya SGK borcu olması da uygulanacak kuralları değiştirebilir.
Maaş haczi ile banka hesabına uygulanan bloke birbirinden farklıdır. Maaş haczinde icra dairesi işverene yazı göndererek ücretin belirli kısmının kesilmesini ister. Hesap blokesinde ise bankaya gönderilen haciz ihbarnamesi veya elektronik haciz nedeniyle hesaptaki para kullanılamaz hâle gelir. Hukuka aykırı şekilde maaşın tamamı bloke edilmişse işlemin kaynağı belirlenerek ilgili merciye başvurulmalıdır.
Maaş Hesabına Bloke Konulabilir mi?
Maaş hesabına icra takibi, kamu borcu, mahkeme kararı veya bankanın kendi alacağı nedeniyle bloke uygulanabilir. Fakat hesabın yalnızca maaş ödemeleri için kullanıldığının belirlenmesi hâlinde, maaşın haczedilemeyen kısmının korunması gerekir. Banka hesabının teknik olarak bloke edilmesiyle blokenin bütün tutar bakımından hukuka uygun olması aynı anlama gelmez.
Özel hukuk borçlarında haciz işlemleri İcra ve İflas Kanunu kapsamında yürütülür. Bankaya gönderilen haciz ihbarnamesinde hesabın maaş hesabı olduğu görülmeyebilir ve banka başlangıçta mevcut bakiyeyi bloke edebilir. Borçlu, banka hesap hareketleri ve maaş bordrosuyla paranın ücret niteliğini göstererek haczin kanuni oranla sınırlandırılmasını veya korunan tutar üzerindeki blokenin kaldırılmasını isteyebilir.
Maaş hesabına bloke konulmasının başlıca nedenleri şunlardır:
- Kesinleşmiş icra takibi,
- Banka kredisi veya kredi kartı borcu,
- Vergi dairesi tarafından uygulanan e-haciz,
- SGK prim ve diğer kamu alacakları,
- Nafaka borcu,
- İhtiyati haciz kararı,
- Ceza soruşturmasında elkoyma kararı,
- Hesaptaki şüpheli işlemler nedeniyle bankanın geçici güvenlik tedbiri.
Maaş Hesabının Tamamına Bloke Konulabilir mi?
Maaş hesabının tamamına sürekli olarak bloke konulması kural olarak maaşın korunmasına ilişkin hükümlerle bağdaşmaz. Hesaba yalnızca çalışanın düzenli ücreti yatıyorsa paranın maaş niteliği banka kayıtları üzerinden belirlenebilir. Özellikle borçlunun geçimini sağlayan güncel maaş ödemesinin tamamının erişime kapatılması hâlinde, haczin kaldırılması veya yasal oranla sınırlandırılması talep edilebilir.
Bununla birlikte hesabın “maaş hesabı” olarak açılmış olması, hesapta bulunan bütün paraları otomatik olarak korumaz. Hesaba ticari gelir, kira bedeli, para transferi veya başka kaynaklardan ödeme geliyorsa bu tutarlar maaşla aynı korumadan yararlanmayabilir. Hesabın niteliğinden çok, bloke edilen paranın kaynağı ve hangi döneme ait olduğu araştırılır.
| Hesaptaki para | Genel değerlendirme |
|---|---|
| Güncel aya ait işçi ücreti | Kanuni haciz oranı uygulanır. |
| Memur maaşı | İİK 83 kapsamında kısmen haczedilebilir. |
| Emekli aylığı | Özel haczedilmezlik hükümlerine tabidir. |
| Maaş dışındaki havale veya ticari gelir | Tamamı haczedilebilir. |
| Nafaka ödemesi | Geçim amacı dikkate alınarak özel olarak değerlendirilir. |
| Hesapta uzun süredir biriken tutar | Kaynağına ve hesap hareketlerine göre değerlendirilir. |
| Maaşla karışmış başka gelirler | Korunan miktarın ayrıca tespit edilmesi gerekir. |
Maaş Haczinde Dörtte Bir Sınırı Nasıl Uygulanır?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesine göre işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. Örneğin hacze esas net ücreti 40.000 TL olan işçinin maaşından adi bir borç için kural olarak en fazla 10.000 TL kesilebilir. Nafaka alacaklılarının hakları ise bu sınırlamanın dışında tutulmuştur.
Dörtte bir oranı bütün maaş ve gelirler bakımından değişmez bir üst sınır değildir. İİK 83 kapsamında maaş ve ücretlerden borçluyla ailesinin geçimi için gerekli tutar ayrıldıktan sonra haciz yapılabilir ve haczedilecek miktar dörtte birden az olamaz. İşçiler bakımından İş Kanunu’ndaki özel üst sınır uygulanırken memur maaşlarında borçlunun geçim şartlarına göre dörtte birden daha yüksek kesinti tartışması gündeme gelebilir.
Maaş haczinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
- Kesinti kural olarak net ücret üzerinden gerçekleştirilir.
- İşçi ücretindeki adi alacak haczi dörtte biri geçemez.
- Nafaka alacakları bakımından özel hükümler uygulanır.
- Birden fazla maaş haczi varsa dosyalar sıraya alınır.
- Önceki haciz sona ermeden sonraki adi haciz için kesintiye başlanmaz.
- İşveren, icra dairesinin maaş haczi yazısına cevap vermek zorundadır.
- İş değişikliği yapılması borcu ve icra dosyasını ortadan kaldırmaz.
Banka Borcu Nedeniyle Maaş Hesabına Bloke Konulması
Maaşın yatırıldığı bankaya kredi veya kredi kartı borcu bulunması durumunda banka, sözleşmedeki takas, mahsup, virman veya rehin hükümlerine dayanarak hesaptan tahsilat yapabilir. Ancak bu yetki, özellikle çalışan maaşının tamamının süresiz biçimde alınabileceği şeklinde yorumlanamaz. Sözleşmedeki hükmün kapsamı, müşterinin açık talimatı, borcun muaccel olup olmadığı ve işlemin cebri icra niteliği taşıyıp taşımadığı incelenmelidir.
Bankanın herhangi bir icra dosyası bulunmaksızın doğrudan bloke koymasıyla icra dairesinin bankaya haciz ihbarnamesi göndermesi farklı işlemlerdir. İlkinde bankayla tüketici arasındaki kredi sözleşmesi ve takas-mahsup yetkisi; ikincisinde ise icra hukuku hükümleri uygulanır. Bankaya yapılan başvuru sonuç vermezse tüketici sıfatı ve uyuşmazlık miktarına göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine başvurulması değerlendirilebilir.
Banka borcu nedeniyle bloke hâlinde şu belgeler incelenmelidir:
- Kredi veya kredi kartı sözleşmesi,
- Takas, mahsup ve virman talimatları,
- Maaş hesabının açılış belgeleri,
- Banka hesap hareketleri,
- Borcun ödeme planı ve muacceliyet bildirimi,
- Varsa icra dosyası ve haciz ihbarnamesi,
- Bankanın yaptığı kesintilerin tarih ve tutarları.
Vergi ve SGK Borcu Nedeniyle Maaş Hesabına E-Haciz
Vergi, idari para cezası ve bazı kamu borçları nedeniyle banka hesaplarına 6183 sayılı Kanun kapsamında elektronik haciz uygulanabilir. E-haciz sırasında bankaya gönderilen kayıt, hesaptaki paranın maaş olduğunu doğrudan ayırt etmeyebilir. Bu nedenle maaşın tamamı bloke edilmişse borçlu, tahsil dairesine hesap dökümü ve ücret bordrosuyla başvurarak haczin kanuni sınırlar içinde uygulanmasını istemelidir.
6183 sayılı Kanun’un 71. maddesine göre ücret ve benzeri aylık gelirlerden yapılacak kesinti kural olarak dörtte birden az, üçte birden fazla olamaz. Bununla birlikte asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası kamu alacağı için haczedilemez. Sosyal güvenlik mevzuatına göre bağlanan emekli aylıkları bakımından ise 5510 sayılı Kanun’daki özel haczedilmezlik kuralı ayrıca dikkate alınmalıdır.
| Kamu borcuna konu gelir | Haciz oranı veya durumu |
|---|---|
| Asgari ücreti aşmayan aylık gelir | En fazla onda biri |
| Asgari ücreti aşan ücret ve aylık | Kural olarak dörtte bir ile üçte bir arasında |
| 5510 sayılı Kanun kapsamındaki emekli aylığı | SGK alacakları ve nafaka dışındaki borçlarda özel koruma |
| Maaş hesabındaki maaş dışı para | Genel haciz hükümlerine tabi olabilir. |
| Vergi borcu ödeme emri | Süresinde dava açılmazsa takip kesinleşebilir. |
E-haczin kaldırılması talebi, borcun bağlı bulunduğu vergi dairesine veya ilgili tahsil birimine yapılır. Borç ödenmiş, ertelenmiş, yapılandırılmış veya yanlış kişiye aitse buna ilişkin belgeler sunulmalıdır. İdari başvuru dava açma süresini her durumda durdurmadığından, ödeme emrine ve e-haciz işlemine karşı uygulanacak süreler ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Emekli Maaşına Bloke Konulabilir mi?
5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre SGK tarafından bağlanan gelir, aylık ve ödenekler; SGK’nin kanunda belirtilen alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Diğer borçlarda icra müdürü haciz talebini, borçlunun hacze muvafakati bulunmadıkça reddetmelidir. Takip kesinleştikten sonra verilen açık muvafakatin hukuki sonucu ise ayrıca değerlendirilir.
Buna karşılık Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21 Mart 2025 tarihli kararıyla tüketici kredisi kullanan emeklinin bankaya verdiği açık takas, mahsup, hapis veya virman talimatı bakımından farklı bir sonuç benimsenmiştir. 17 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre uyuşmazlık cebri icra aşamasına geçmemişse banka, kredi sözleşmesindeki açık talimata dayanarak emekli maaşından doğrudan tahsilat yapabilir.
| Emekli maaşına yönelik işlem | Genel durum |
|---|---|
| Adi icra alacağı | Borçlunun muvafakati yoksa haczedilemez. |
| Nafaka borcu | Haciz uygulanabilir. |
| SGK’nin 5510 sayılı Kanun’dan doğan alacağı | Haciz uygulanabilir. |
| Vergi borcu | 5510 kapsamındaki aylık için haczedilmezlik ileri sürülebilir. |
| Bankanın tüketici kredisi alacağı | Açık takas veya mahsup talimatı varsa doğrudan kesinti mümkün olabilir. |
| Açık talimat bulunmadan banka blokesi | Kaldırılması ve kesintilerin iadesi talep edilebilir. |
Yargıtayın 2025 tarihli kararı her türlü emekli maaşı haczine genel izin vermemektedir. Karar, kredi veren banka ile emekli arasındaki sözleşmeye ve cebri icra başlamadan önce verilen açık ödeme talimatına ilişkindir. Başka bir alacaklının icra dosyası üzerinden emekli maaşını haczetmesi bakımından 5510 sayılı Kanun’daki koruma devam etmektedir.
Maaş Hesabındaki Birikmiş Paraya Haciz Konulabilir mi?
Maaşın banka hesabına yatırıldıktan sonra ne kadar süreyle ücret niteliğini koruyacağı her olayda hesap hareketlerine göre değerlendirilir. Güncel aya ait olduğu açıkça görülen ve borçlunun geçimini sağlamak için hesabında bulunan tutar, maaş haczine ilişkin korumadan yararlanabilir. Hesaptaki bütün bakiyenin yalnızca hesabın adı “maaş hesabı” olduğu için süresiz olarak haczedilemez kabul edilmesi ise mümkün değildir.
Birden fazla aya ait maaşın uzun süre çekilmeden biriktirilmesi, hesaba başka gelirlerin yatırılması veya paranın farklı hesaplar arasında aktarılması hâlinde korunan tutarın belirlenmesi zorlaşır. İcra müdürlüğü veya mahkeme; maaş ödeme açıklamalarını, hesap hareketlerini, düzenli harcamaları ve hesaba gelen diğer paraları inceleyerek hangi kısmın maaş, hangi kısmın normal mevduat olduğunu belirleyebilir.
Maaş niteliğini ispatlamak için şu belgeler kullanılabilir:
- Son aylara ait maaş bordroları,
- İşveren tarafından verilen ücret yazısı,
- Banka hesap dökümü,
- Ödemelerde yer alan “maaş” açıklaması,
- SGK hizmet dökümü,
- Emekli aylık bilgisi,
- Hesabın maaş hesabı olarak açıldığını gösteren banka belgesi.
Maaş Hesabındaki Bloke Nasıl Kaldırılır?
Blokenin kaldırılması için öncelikle işlemin hangi kurum veya dosyadan kaynaklandığı belirlenmelidir. Bankadan bloke koyan kurumun adı ve dosya numarası istenebilir; UYAP Vatandaş Portalı üzerinden icra dosyaları, e-Devlet üzerinden de banka hesaplarına uygulanan vergi e-hacizleri sorgulanabilir. Blokenin icra dairesi, vergi dairesi, SGK, mahkeme veya bankanın kendi işlemi olması izlenecek başvuru yolunu değiştirir.
Hesaptaki paranın maaş olduğu belgelendikten sonra ilgili icra müdürlüğüne, tahsil dairesine veya bankaya yazılı başvuru yapılmalıdır. Talepte hesabın tamamındaki blokenin kaldırılması, haczin yasal oranla sınırlandırılması ve varsa fazladan kesilen tutarın iadesi istenebilir. Borç tamamen ödenmişse alacaklıdan veya tahsil dairesinden bankaya haciz kaldırma yazısı gönderilmesi gerekir.
Bloke kaldırma süreci genel olarak şöyledir:
- Bankadan blokenin kaynağı ve dosya numarası öğrenilir.
- Hesabın son altı veya on iki aylık hareketleri alınır.
- Maaş bordrosu veya emekli aylık belgesi hazırlanır.
- İcra müdürlüğüne, tahsil dairesine ya da bankaya yazılı başvuru yapılır.
- Maaşın haczedilemeyen kısmının serbest bırakılması talep edilir.
- Talep reddedilirse görevli mahkemeye veya icra hukuk mahkemesine başvurulur.
- Fazla kesilen para varsa iade talebi ayrıca ileri sürülür.
Borcun bulunmadığı veya daha önce ödendiği ileri sürülüyorsa yalnızca bloke kaldırma talebi yeterli olmayabilir. Ödeme emrine karşı süresi içinde borca itiraz edilmesi veya takibin aşamasına göre menfi tespit ve istirdat yollarının değerlendirilmesi gerekir. Blokeye itiraz edilmesi, kesinleşmiş borcu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Maaş Blokesine İtiraz ve Şikâyet Nereye Yapılır?
İcra dosyasından kaynaklanan ve maaşın tamamını kapsayan haciz işlemine karşı önce icra müdürlüğünden düzeltme talep edilebilir. Müdürlük talebi reddederse İİK 16 uyarınca icra hukuk mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir. Şikâyet süresi kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür; kamu düzenine aykırı olduğu ileri sürülen işlemlerde süresiz şikâyet değerlendirmesi yapılabilir.
Vergi veya başka bir kamu borcundan kaynaklanan e-hacizde ilgili tahsil dairesine ve uyuşmazlığın türüne göre vergi ya da idare mahkemesine başvurulur. Bankanın sözleşmeye dayanarak yaptığı kesintilerde ise tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi görevli olabilir. BDDK’ye yapılan bildirim, icra hukuk mahkemesi veya tüketici mahkemesi başvurusunun yerine geçmez ve kanuni süreleri kendiliğinden durdurmaz.
| Blokenin kaynağı | İlk başvuru | Yargısal başvuru |
|---|---|---|
| İcra dosyası | İcra müdürlüğü | İcra hukuk mahkemesi |
| Vergi e-haczi | Vergi dairesi veya tahsil dairesi | Vergi mahkemesi |
| Diğer kamu alacağı | İlgili tahsil birimi | Görevli idare veya vergi mahkemesi |
| Bankanın kredi kesintisi | Bankaya yazılı itiraz | Tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi |
| SGK işlemi | SGK ilgili birimi | Uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme |
| Ceza soruşturmasındaki elkoyma | Savcılık veya kararı veren hâkimlik | CMK kapsamındaki itiraz mercii |
Maaş blokesinde başvuru mercii belirlenirken banka ekranında görünen “bloke” ifadesiyle yetinilmemelidir. İşlemin dayanak belgesi, dosya numarası, alacaklı kurum, bloke tarihi ve kesinti miktarı öğrenilmelidir. Özellikle maaşın tamamına erişilemediği durumlarda geçim ihtiyacı ve kanuni süreler nedeniyle işlemin gecikmeden incelenmesi önemlidir.
