İşçi alacaklarının yaklaşık brüt ve net tutarını hesaplayın
Bu hesaplama yaklaşık ve bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı değildir. Kıdem tazminatı gelir vergisinden istisnadır (yalnızca damga vergisi kesilir). İhbar tazminatı gelir vergisine tabidir; gerçek vergi, yıl içi kümülatif matraha göre değişir. Kesin hesap için bir avukata veya mali müşavire danışınız.
Kıdem tazminatı, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışan işçinin iş sözleşmesinin kanunda belirtilen nedenlerden biriyle sona ermesi durumunda ödenir. İşverenin işçiyi işten çıkardığı her durumda veya işçinin verdiği her istifada kıdem tazminatı doğmaz; sözleşmenin hangi tarafça ve hangi gerekçeyle sona erdirildiği belirleyicidir.
Tazminat, işçinin her tam çalışma yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti üzerinden hesaplanır. Artan ay ve günler de orantılı olarak hesaba katılır. Bununla birlikte her çalışma yılı için esas alınabilecek ücret, fesih tarihinde geçerli kıdem tazminatı tavanını aşamaz.
Kıdem tazminatı, işçinin işyerindeki hizmet süresi karşılığında belirli fesih hâllerinde işveren tarafından ödenen kanuni bir tazminattır. Düzenlemenin temel dayanağı, yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesidir. İşçinin yalnızca uzun süre çalışmış olması yeterli değildir; çalışma süresi ve sözleşmenin sona erme nedeni birlikte değerlendirilir.
Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için kural olarak aynı işverene bağlı çalışmanın en az bir yıl sürmesi gerekir. İşçinin aynı işverene ait farklı işyerlerinde veya şubelerde geçirdiği süreler birleştirilir. İşyeri devredilmişse iş sözleşmesi sona ermez; işçinin kıdem süresi devirden önceki işe giriş tarihinden itibaren devam eder.
İlk şart, işçinin İş Kanunu kapsamında bir iş sözleşmesiyle çalışmasıdır. Çalışmanın tam veya kısmi süreli olması, tek başına kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Kısmi süreli çalışan işçinin kıdem süresi de sözleşmenin başladığı ve sona erdiği tarihler arasındaki toplam süre üzerinden belirlenir.
İkinci şart, aynı işverene bağlı en az bir yıllık kıdemin bulunması ve sözleşmenin kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle sona ermesidir. Bir yıllık süre dolmadan iş sözleşmesi sona eren işçi, fesih nedeni haklı olsa bile kural olarak kıdem tazminatı alamaz; ancak şartları varsa ücret, fazla çalışma ve kullanılmayan yıllık izin gibi diğer alacaklarını talep edebilir.
Kıdem tazminatı için aranan temel şartlar şunlardır:
Deneme süresi de kıdem hesabına dâhildir. İşverenin işçiyi sigortasız çalıştırması veya gerçek ücretini SGK’ye eksik bildirmesi, işçinin kıdem tazminatı hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak çalışma süresiyle gerçek ücretin bordro, banka kaydı, yazışma, emsal ücret araştırması ve tanık anlatımlarıyla ispatlanması gerekebilir.
İşveren tarafından işten çıkarılan işçi, fesih 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesindeki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedenlerinden birine dayanmıyorsa ve en az bir yıllık kıdemi varsa tazminata hak kazanabilir. İşverenin ekonomik nedenlerle küçülmesi, işyerinin kapanması, performans gerekçesiyle fesih veya sağlık ve zorlayıcı nedenlere dayalı bazı fesihler kıdem tazminatı hakkı doğurabilir.
İşçi tarafından yapılan fesihlerde ise genel kural tazminat ödenmemesidir. Bunun istisnaları; işçinin haklı nedenle feshi, askerlik, emeklilik, yaş dışındaki emeklilik koşullarının tamamlanması ve kadın işçinin evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde ayrılmasıdır. İşçinin ölümü durumunda tazminat, veraset ilamındaki payları oranında yasal mirasçılarına ödenir.
| İş sözleşmesinin sona erme nedeni | Kıdem tazminatı durumu |
|---|---|
| İşverenin geçerli neden veya işletmesel nedenle feshi | Şartları varsa ödenir. |
| İşverenin İş Kanunu 25/II dışında haklı nedenle feshi | Şartları varsa ödenir. |
| İşverenin 25/II kapsamında feshi | Kural olarak ödenmez. |
| İşçinin İş Kanunu 24 kapsamında haklı feshi | Ödenir. |
| İşçinin gerekçe göstermeden istifası | Kural olarak ödenmez. |
| Muvazzaf askerlik nedeniyle ayrılma | Ödenir. |
| Emeklilik veya yaş dışındaki şartların tamamlanması | Ödenir. |
| Kadın işçinin evlilikten itibaren bir yıl içinde ayrılması | Ödenir. |
| İşçinin ölümü | Yasal mirasçılarına ödenir. |
| İşyerinin devredilmesi | Hemen ödenmez; kıdem süresi devam eder. |
İşverenin fesih bildiriminde yazdığı neden, uyuşmazlıkta tek başına kesin kabul edilmez. Gerçek fesih nedeni; savunma yazıları, tutanaklar, bordrolar, SGK çıkış kodu, yazışmalar, tanık anlatımları ve işyerindeki uygulamalar birlikte incelenerek belirlenir.
Gerekçe göstermeden istifa eden işçi kural olarak kıdem tazminatı alamaz. Ancak işçi, istifa dilekçesi vermiş olsa bile gerçekte işverenin baskısıyla ayrılmışsa veya dilekçede ücretlerin ödenmemesi gibi bir haklı neden açıklanmışsa belgenin başlığından çok ayrılığın gerçek nedeni önem taşır.
İşçinin ücretinin ödenmemesi, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması, fazla çalışmaların karşılıksız bırakılması, cinsel taciz, ağır hakaret, çalışma şartlarının esaslı biçimde uygulanmaması veya işin sağlığı açısından tehlike oluşturması gibi durumlar haklı fesih nedeni olabilir. Fakat her işyeri anlaşmazlığı haklı fesih sayılmadığından, fesih gerekçesinin yazılı ve ispatlanabilir şekilde bildirilmesi önemlidir.
İşçinin kıdem tazminatı alarak ayrılabileceği başlıca haklı nedenler şunlardır:
Ücretin bir bölümünün elden verilmesi veya bordroda düşük gösterilmesi hâlinde tazminat yalnızca resmî kayıtlardaki tutar üzerinden hesaplanmak zorunda değildir. Gerçek ücretin nasıl kanıtlanabileceği, maaşı elden ödenen işçinin hakları hakkındaki içeriğimizde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Kadın işçi, resmî evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini evlilik nedeniyle sona erdirirse kıdem tazminatına hak kazanır. Fesih bildiriminin yazılı yapılması, evlilik belgesinin sunulması ve ayrılma nedeninin açıkça belirtilmesi ispat bakımından önemlidir. Evlilikten itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra bu özel haktan yararlanılamaz.
Muvazzaf askerlik nedeniyle ayrılan işçi ile emeklilik, malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla ayrılan işçi de kıdem tazminatı isteyebilir. Yaş dışındaki emeklilik koşullarını tamamlayanların bağlı oldukları sosyal güvenlik statüsüne göre gerekli şartları taşıması ve uygulamada SGK’dan alınan yazıyı işverene sunması gerekir. Gerekli prim günü ve sigortalılık süresi, ilk sigorta başlangıç tarihine göre değişebilir.
| Ayrılma nedeni | Temel koşul |
|---|---|
| Evlilik | Kadın işçinin resmî evlilikten itibaren bir yıl içinde ayrılması |
| Muvazzaf askerlik | Ayrılığın askerlik nedeniyle yapılması ve sevk durumunun belgelenmesi |
| Emeklilik | Emeklilik hakkının kazanılması ve bu nedenle sözleşmenin sona erdirilmesi |
| Yaş dışındaki şartların tamamlanması | Sigortalılık süresi ve prim şartlarının tamamlanması |
| Malullük aylığı veya toptan ödeme | Sosyal güvenlik mevzuatındaki koşulların sağlanması |
İşçinin emeklilik veya yaş dışındaki şartların tamamlanması nedeniyle kıdem tazminatını alarak ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, tek başına önceki tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte fesih tarihinde gerekli sosyal güvenlik şartlarının gerçekten sağlanmış olması gerekir.
Kıdem tazminatı, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son giydirilmiş brüt ücreti esas alınarak hesaplanır. Her tam çalışma yılı için 30 günlük ücret ödenir. Bir tam yılı aşan ay ve günler de aynı ücret üzerinden çalışma süresiyle orantılı biçimde hesaba eklenir.
Hesaplamada işçinin yalnızca çıplak maaşı değil, düzenli ve para ile ölçülebilen yan hakları da dikkate alınır. Ancak bulunan yıllık ücret fesih tarihinde geçerli kıdem tazminatı tavanını aşıyorsa hesap tavan üzerinden yapılır. Genel hesaplama formülü şöyledir:
Kıdem tazminatı = Esas alınacak giydirilmiş brüt ücret × toplam çalışma günü ÷ 365
| Çalışma süresi | Hak kazanılan ücret |
|---|---|
| 1 tam yıl | 30 günlük ücret |
| 3 tam yıl | 90 günlük ücret |
| 5 yıl 6 ay | 165 günlük ücret |
| 10 tam yıl | 300 günlük ücret |
İşe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki süre gün olarak hesaplanmalıdır. Ücretsiz izin veya iş sözleşmesinin askıda kaldığı bazı dönemlerin kıdeme dâhil edilip edilmeyeceği, iznin türüne ve kanuni dayanağına göre ayrıca değerlendirilir.
Hesaplamanın temelini işçinin son brüt ücreti oluşturur. Buna sürekli veya düzenli nitelikteki yemek, yol, yakacak, konut, aile yardımı, ikramiye ve prim gibi para ya da para ile ölçülebilen menfaatler eklenerek giydirilmiş brüt ücret bulunur. Yardımın nakit yerine servis, yemek kartı veya erzak şeklinde sağlanması hesaba katılmasını engellemez.
Bir yıldan uzun aralıklarla veya belirli dönemlerde yapılan düzenli ödemeler günlük karşılığa çevrilir. Buna karşılık fazla çalışma ücreti, kullanılmayan yıllık izin ücreti, harcırah, tek seferlik yardım ve işin yapılması için verilen koruyucu ekipman bedelleri kural olarak kıdem hesabına eklenmez. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İş Kanunu açıklamalarında da düzenli menfaatlerle geçici ödemeler arasında ayrım yapılmaktadır.
| Hesaba dâhil edilebilen ödemeler | Kural olarak dâhil edilmeyen ödemeler |
|---|---|
| Brüt maaş | Fazla çalışma ücreti |
| Düzenli yemek yardımı | Kullanılmayan yıllık izin ücreti |
| Yol yardımı veya servis bedeli | Harcırah ve seyahat gideri |
| Düzenli ikramiye | Tek seferlik prim ve ikramiye |
| Süreklilik gösteren prim | Evlenme, doğum ve ölüm yardımı |
| Yakacak ve erzak yardımı | İş elbisesi ve koruyucu ekipman |
| Konut yardımı | İş arama yardımı |
| Aile ve çocuk yardımı | Süreklilik göstermeyen teşvik primi |
Bordroda görünen ücret ile işçinin gerçekte aldığı ücret farklıysa gerçek ücretin belirlenmesi gerekebilir. İşçinin yaptığı iş, kıdemi, mesleki unvanı, banka hareketleri, yazışmalar, tanıklar ve ilgili meslek kuruluşlarından alınabilecek emsal ücret bilgileri bu değerlendirmede kullanılabilir.
Kıdem tazminatı tavanı, bir çalışma yılı karşılığında hesaplamaya alınabilecek en yüksek brüt tutardır. İşçinin giydirilmiş brüt ücreti tavanın altındaysa gerçek ücret; tavanın üzerindeyse fesih tarihinde geçerli tavan esas alınır. Tavan, toplam ödemeye değil her bir yıllık kıdem karşılığında kullanılan ücrete uygulanır.
Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 Temmuz Genelgesi uyarınca 1 Temmuz–31 Aralık 2026 döneminde yıllık kıdem tazminatı tavanı 73.729,87 TL’dir. Tazminattan yalnızca binde 7,59 oranında damga vergisi kesilir; kanuni sınırlar içindeki kıdem tazminatından gelir vergisi ve SGK primi kesilmez.
| Dönem | Yıllık kıdem tazminatı tavanı |
|---|---|
| 1 Ocak–30 Haziran 2026 | 64.948,77 TL |
| 1 Temmuz–31 Aralık 2026 | 73.729,87 TL |
Tavanın belirlenmesinde işçinin işe başladığı tarihteki değil, iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdiği tarihteki tutar dikkate alınır. Tavan ocak ve temmuz dönemlerinde değişebildiği için hesabın fesih tarihine göre yapılması gerekir.
Giydirilmiş brüt ücreti 55.000 TL olan ve aynı işverene bağlı olarak 4 yıl 6 ay çalışan bir işçinin, 1 Temmuz–31 Aralık 2026 döneminde tazminata hak kazanacak şekilde işten ayrıldığı varsayılsın. Ücret güncel tavanın altında olduğu için hesaplama 55.000 TL üzerinden yapılır.
Dört tam yıl için 220.000 TL, altı aylık dönem için 27.500 TL olmak üzere brüt kıdem tazminatı 247.500 TL’dir. Binde 7,59 oranındaki damga vergisi kesildikten sonra yaklaşık 245.621,48 TL ödenir. Hesap, çalışma tarihleri ve bordro kalemleri dikkate alınarak gün üzerinden kesinleştirilmelidir.
| Hesaplama kalemi | Tutar |
|---|---|
| Giydirilmiş brüt ücret | 55.000,00 TL |
| Toplam çalışma süresi | 4 yıl 6 ay |
| Dört yıllık kıdem karşılığı | 220.000,00 TL |
| Altı aylık kıdem karşılığı | 27.500,00 TL |
| Brüt kıdem tazminatı | 247.500,00 TL |
| Damga vergisi | 1.878,53 TL |
| Yaklaşık net ödeme | 245.621,48 TL |
Aynı işçinin giydirilmiş brüt ücreti 90.000 TL olsaydı ücret tavanı aştığı için 90.000 TL değil, 73.729,87 TL üzerinden hesaplama yapılacaktı. İş sözleşmesi 2026 yılının ilk yarısında sona ermiş olsaydı ise o dönemde geçerli olan 64.948,77 TL’lik tavan uygulanacaktı.
Kıdem tazminatı iş sözleşmesinin sona ermesiyle muaccel hâle gelir. İşverenin tek taraflı olarak taksitli ödeme dayatması veya işçinin haklarından vazgeçtiğini ileri sürmesi her durumda geçerli kabul edilmez. İşçinin imzaladığı ibraname ve ödeme belgelerinin Türk Borçlar Kanunu’ndaki geçerlilik şartlarına uygun olması gerekir.
Ödeme yapılmazsa işçi öncelikle fesih bildirimi, iş sözleşmesi, bordrolar, banka kayıtları, SGK hizmet dökümü ve yan hakları gösteren belgeleri toplamalıdır. Ardından işverene yazılı talep gönderilebilir ve dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulabilir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde alacak davası açılabilir.
İzlenebilecek temel adımlar şunlardır:
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi hâlinde fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilebilir. İşverenin yalnızca ana parayı geç ödemesi, faiz talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kıdem tazminatı alacağı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı dolduğunda alacak kendiliğinden ortadan kalkmasa da işveren süresinde zamanaşımı savunmasında bulunursa talebin reddi söz konusu olabilir. Bu nedenle fesih tarihi ve süreyi kesen veya durduran işlemler dikkatle belirlenmelidir.
Kıdem tazminatı için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte görevli iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur; başvuru sırasında kıdem tazminatıyla birlikte diğer işçilik alacaklarının da açıkça belirtilmesi önem taşır.
| Konu | Uygulama |
|---|---|
| Zamanaşımı | Fesihten itibaren 5 yıl |
| İlk başvuru | Zorunlu arabuluculuk |
| Görevli mahkeme | İş mahkemesi |
| Yetkili yer | İşverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer |
| Talep edilebilecek faiz | Mevduata uygulanan en yüksek faiz |
| Faiz başlangıcı | Kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarih |
İşverenin fesih nedenini gerçeğe aykırı göstermesi, ücretin bir bölümünü kayıt dışı ödemesi veya çalışma süresini eksik bildirmesi hâlinde uyuşmazlığın yalnızca bordro üzerinden değerlendirilmesi doğru olmayabilir. Tazminat hakkı ve miktarı; fesih belgeleri, gerçek ücret, toplam kıdem süresi ve tarafların delilleri birlikte incelenerek belirlenmelidir.
Adalet ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle, güvenilir ve öncü bir hukuk bürosu olmak.

Birsen ÖZNUR