Kamu davası, işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından toplum adına açılan ceza davasıdır. Suçtan zarar gören kişi şikâyetçi veya katılan sıfatıyla sürece katılabilse de davanın tarafı ve takip makamı kamuyu temsil eden Cumhuriyet savcısıdır.
Bir kamu davasının düşmesi; sanığın suçsuz olduğunun tespit edilmesinden değil, kanunda gösterilen bir düşme nedeninin ortaya çıkmasından kaynaklanır. Şikâyetten vazgeçme, dava zamanaşımı, sanığın ölümü, genel af, uzlaştırma ve önödeme belirli koşullarda kamu davasının düşmesine neden olabilir.
Kamu Davası Nedir ve Kim Tarafından Açılır?
Kamu davası, ceza kanunlarında suç olarak tanımlanan bir fiilin işlendiğine ilişkin yeterli şüphe bulunması üzerine Cumhuriyet savcısı tarafından açılır. Mağdur, müşteki veya başka bir kişi doğrudan kamu davası açamaz; bu kişiler suçu savcılığa veya kolluk birimlerine bildirerek soruşturma başlatılmasını sağlayabilir.
Savcı, soruşturma sonucunda elde edilen delillerin suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturduğu kanaatine varırsa iddianame düzenler. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle kamu davası açılmış ve kovuşturma aşaması başlamış olur.
Kamu davasının temel tarafları şunlardır:
- Cumhuriyet savcısı: İddia makamı olarak kamuyu temsil eder.
- Sanık: Hakkında kamu davası açılan kişidir.
- Mağdur: Suçtan doğrudan zarar gören kişidir.
- Müşteki: Yetkili makamlara şikâyette bulunan kişidir.
- Katılan: Mahkeme tarafından davaya katılma talebi kabul edilen suç mağdurudur.
- Müdafi: Şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenen avukattır.
- Vekil: Mağdur, müşteki veya katılanı temsil eden avukattır.
Kamu davası toplum adına yürütüldüğü için mağdurun davayı takip etmemesi her durumda yargılamayı sona erdirmez. Suç şikâyete bağlı değilse mağdur şikâyetçi olmadığını açıklasa veya duruşmalara katılmasa bile savcılık ve mahkeme işlemlerine devam edebilir.
Kamu Davası Nasıl Açılır?
Ceza soruşturması ihbar, şikâyet, kolluk tutanağı veya Cumhuriyet savcısının bir suç işlendiğini başka şekilde öğrenmesi üzerine başlayabilir. Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun süresi içinde başvuru yapması gerekirken resen soruşturulan suçlarda yetkili makamlar mağdurun şikâyetini beklemeden harekete geçebilir.
Şikâyet başvurusu yapılacaksa olayların tarih sırasına göre anlatılması ve mevcut delillerin sunulması önemlidir. Birsen Hukuk tarafından yayımlanan savcılık şikâyet dilekçesi örneği başvurunun temel bölümlerini gösterse de suçun hukuki niteliği ve dilekçe içeriği somut olaya göre hazırlanmalıdır.
Kamu davasının açılmasına kadar genel olarak şu aşamalar izlenir:
- Suç ihbar veya şikâyet yoluyla yetkili makamlara bildirilir.
- Cumhuriyet savcılığı soruşturma başlatır.
- Şüphelinin ifadesi ve müştekinin beyanı alınır.
- Kamera görüntüsü, mesaj, rapor ve tanık gibi deliller toplanır.
- Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılır.
- Savcı yeterli şüphe bulunup bulunmadığını değerlendirir.
- Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir.
- İddianamenin mahkemece kabulüyle kamu davası açılır.
Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse veya kovuşturma imkânı bulunmazsa savcı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir. Halk arasında takipsizlik olarak bilinen bu karar, kamu davasının düşmesi değildir; çünkü henüz mahkeme tarafından kabul edilmiş bir iddianame ve açılmış kamu davası bulunmamaktadır.
Şikâyete Bağlı ve Şikâyete Bağlı Olmayan Suçlar
Şikâyete bağlı suçlarda soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için yetkili kişinin şikâyeti gerekir. Türk Ceza Kanunu uyarınca şikâyet hakkı, kural olarak mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre dava zamanaşımı süresinden bağımsızdır.
Şikâyete bağlı olmayan suçlar ise savcılık tarafından resen soruşturulur. Mağdurun şikâyetçi olmaması, şikâyetinden vazgeçmesi veya sanıkla anlaşması kamu davasının düşmesi için yeterli değildir. Kasten öldürme, yağma ve uyuşturucu madde ticareti gibi kamu düzenini ağır biçimde etkileyen birçok suç resen takip edilir.
| Özellik | Şikâyete bağlı suç | Resen takip edilen suç |
|---|---|---|
| Soruşturmanın başlaması | Kural olarak mağdurun şikâyeti gerekir. | Savcılık kendiliğinden soruşturabilir. |
| Şikâyet süresi | Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren genellikle altı aydır. | Şikâyet süresi bulunmaz; dava zamanaşımı dikkate alınır. |
| Şikâyetten vazgeçme | Koşulları varsa davayı düşürebilir. | Davayı kendiliğinden düşürmez. |
| Mağdurun duruşmaya katılmaması | Yargılama yine devam edebilir. | Yargılama devam eder. |
Bir suçun şikâyete bağlı olup olmadığı, suçun temel veya nitelikli hâline göre değişebilir. Aynı suçun bazı işleniş biçimleri şikâyete bağlıyken diğerleri resen takip edilebilir. Bu nedenle yalnızca suçun adına bakılarak değerlendirme yapılmamalıdır.
Kamu Davası Nasıl Düşer?
Kamu davası açıldıktan sonra savcının veya mağdurun tek taraflı olarak “davayı geri çekmesi” mümkün değildir. Kanunda düzenlenen bir düşme sebebi ortaya çıktığında mahkeme, CMK 223/8 uyarınca kamu davasının düşmesine karar verir. Düşme kararı kesinleştiğinde yargılama mahkûmiyet veya beraat hükmü kurulmadan sona erer.
Soruşturma veya kovuşturmanın yapılması bir izin, karar veya başka bir şartın gerçekleşmesine bağlıysa ve bu şartın gerçekleşmesi mümkün görünüyorsa düşme yerine durma kararı verilebilir. Durma nedeninin ortadan kalkmasıyla yargılama kaldığı yerden devam eder; düşme ile durma bu yönüyle birbirinden ayrılır.
Mahkeme düşme kararı vermeden önce şu hususları inceler:
- Suçun şikâyete bağlı olup olmadığı
- Vazgeçmenin geçerli ve kapsamlı olup olmadığı
- Sanığın vazgeçmeyi kabul edip etmediği
- Dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı
- Zamanaşımını durduran veya kesen bir işlem bulunup bulunmadığı
- Uzlaştırma veya önödeme şartlarının tamamlanıp tamamlanmadığı
- Genel af düzenlemesinin suçu kapsayıp kapsamadığı
- Kovuşturma şartının gerçekleşme ihtimalinin bulunup bulunmadığı
Düşme sebebi bulunduğu ileri sürülse bile mahkeme dosyayı kendiliğinden incelemek zorundadır. Tarafların hukuki nitelendirmesi mahkemeyi bağlamaz. Kanun gereği derhâl beraat kararı verilebilecek bir durumda ise durma veya düşme kararı verilemez.
Kamu Davasının Düşme Nedenleri Nelerdir?
Kamu davasının düşme nedenleri Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiştir. En sık karşılaşılan nedenler sanığın ölümü, genel af, dava zamanaşımının dolması ve şikâyete bağlı suçlarda geçerli vazgeçmedir. Uzlaştırma, önödeme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması denetim süresinin başarılı tamamlanması da koşulları varsa düşme kararıyla sonuçlanabilir.
Her nedenin uygulanma şartı farklıdır. Örneğin özel af kamu davasını düşürmezken genel af düşürür; ceza zamanaşımı ise devam eden davayı değil kesinleşmiş cezanın infazını etkiler. Bu nedenle “zamanaşımı” veya “af” kavramının tek başına kullanılması doğru sonucu belirlemek için yeterli değildir.
| Düşme nedeni | Kamu davasına etkisi |
| Sanığın ölümü | Sanık hakkındaki kamu davası düşer. |
| Genel af | Kamu davasını ve hükmolunan cezaları ortadan kaldırabilir. |
| Özel af | Kural olarak kamu davasını düşürmez; cezayı etkiler. |
| Dava zamanaşımı | Süre dolmuşsa kamu davası düşer. |
| Şikâyetten vazgeçme | Yalnızca şikâyete bağlı suçlarda ve gerekli şartlarla sonuç doğurur. |
| Uzlaştırma | Edim yerine getirildiğinde kovuşturma aşamasında düşme kararı verilebilir. |
| Önödeme | Kapsamdaki suçlarda ödeme yapılması davayı düşürebilir. |
| HAGB sürecinin başarıyla tamamlanması | Denetim süresi sonunda açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılarak dava düşürülebilir. |
| Kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması | Mahkeme düşme kararı verebilir. |
Dava zamanaşımı süreleri suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. TCK’da genel süreler sekiz yıldan otuz yıla kadar değişmektedir. Bazı suçlar bakımından zamanaşımı uygulanmaz veya sürenin başlangıcı için özel kurallar bulunur.
| Suçun kanundaki cezası | Genel dava zamanaşımı |
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlar | 30 yıl |
| Müebbet hapis gerektiren suçlar | 25 yıl |
| 20 yıldan az olmayan hapis gerektiren suçlar | 20 yıl |
| 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis gerektiren suçlar | 15 yıl |
| 5 yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suçlar | 8 yıl |
İfade alma, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı gibi işlemler dava zamanaşımını kesebilir. Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başladığından yalnızca suç tarihinden bugüne kadar geçen süreye bakılarak davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmamalıdır.
Şikâyetten Vazgeçme Kamu Davasını Düşürür mü?
Şikâyetten vazgeçme, yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda kamu davasını düşürebilir. Vazgeçmenin sanık tarafından kabul edilmesi gerekir; kabul etmeyen sanık bakımından yargılama devam eder. Vazgeçme bir suç ortağı yönünden yapılmışsa kural olarak suça katılan diğer sanıkları da kapsar.
Resen takip edilen suçlarda mağdurun “şikâyetçi değilim” demesi davayı düşürmez. Savcı suçun işlendiği kanaatindeyse cezalandırma talebini sürdürebilir ve mahkeme delillere göre hüküm kurar. Tarafların barışması ancak etkin pişmanlık, uzlaştırma veya cezada indirim gibi kanunda ayrıca düzenlenen bir kurumun şartlarını oluşturuyorsa sonuç doğurabilir.
Şikâyetten vazgeçme bakımından dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Vazgeçme açık ve özgür iradeyle yapılmalıdır.
- Suçun şikâyete bağlı olması gerekir.
- Sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi aranır.
- Hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazını engellemez.
- Vazgeçmenin hangi fiil ve sanıkları kapsadığı belirlenmelidir.
- Tazminat ve diğer kişisel haklardan ayrıca vazgeçilmediği sürece bu haklar korunabilir.
Şikâyetten vazgeçme ile uzlaştırma aynı işlem değildir. Uzlaştırmada taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla belirli bir edim üzerinde anlaşabilirken vazgeçmede mağdur şikâyet iradesini sona erdirir. Özellikle maddi zarar bulunan olaylarda hazırlanacak beyanın ceza davası dışındaki tazminat haklarını da kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir.
Kamu Davasının Düşmesi ile Beraat Arasındaki Fark
Beraat kararı, mahkemenin suçlamanın esasını incelemesi sonucunda sanığın cezalandırılamayacağına karar vermesidir. Fiilin suç olmaması, sanık tarafından işlenmemesi, kast veya taksir bulunmaması, hukuka uygunluk nedeni bulunması ya da mahkûmiyet için yeterli delil elde edilememesi beraat sonucunu doğurabilir.
Düşme kararında ise mahkeme sanığın suçlu veya suçsuz olduğunu esas bakımından belirlemez. Zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme veya sanığın ölümü gibi bir neden yüzünden yargılamayı sona erdirir. Bu nedenle düşme kararı, “sanığın suçsuzluğunun kanıtlandığı” anlamına gelmez.
| Konu | Beraat | Düşme |
| İncelemenin niteliği | Suçlamanın esası değerlendirilir. | Kanuni düşme nedeni değerlendirilir. |
| Suçluluk hakkında karar | Sanığın mahkûm edilemeyeceği belirlenir. | Suçluluk konusunda esas hüküm kurulmaz. |
| Örnek neden | Delil yetersizliği veya fiilin suç olmaması | Zamanaşımı veya şikâyetten vazgeçme |
| Adli sicil | Mahkûmiyet kaydı oluşturmaz. | Mahkûmiyet kaydı oluşturmaz. |
| Kanun yolu | Şartları varsa başvurulabilir. | Şartları varsa başvurulabilir. |
Hem beraat hem de düşme kararı mahkûmiyet niteliğinde olmadığından adli sicile mahkûmiyet kaydı olarak işlenmez. Bununla birlikte soruşturma ve dava dosyasına ilişkin bilgiler adli makamların sistemlerinde mevzuata uygun süre boyunca bulunabilir.
Düşen Kamu Davası Tekrar Açılabilir mi?
Düşme kararı kesinleşmişse aynı sanık hakkında aynı fiil nedeniyle kural olarak yeniden kamu davası açılamaz. Ceza muhakemesindeki kesin hüküm ilkesi, kişinin aynı fiilden dolayı tekrar yargılanmasını engeller. Yeni bir şikâyet yapılması veya aynı delillerin yeniden savcılığa sunulması kesinleşen düşme kararını ortadan kaldırmaz.
Düşme kararı henüz kesinleşmemişse savcı, sanık veya davaya katılan kişi şartları bulunuyorsa istinaf ya da temyiz yoluna başvurabilir. Üst mahkeme düşme kararını hukuka aykırı bulursa karar kaldırılabilir ve yargılama devam edebilir. Ayrıca durma kararı verilen dosyada kovuşturma şartının sonradan gerçekleşmesi yeni dava açılması değil, mevcut davanın kaldığı yerden sürdürülmesi anlamına gelir.
Kesinleşmiş bir düşme kararından sonra yeniden inceleme ancak kanunda düzenlenen olağanüstü kanun yollarının dar şartlarında gündeme gelebilir. Bu nedenle kararın türü, kesinleşme tarihi ve kanun yolu süresi incelenmeden dosyanın tamamen kapandığı veya tekrar açılabileceği yönünde kesin değerlendirme yapılmamalıdır.
Kamu davasında şikâyetten vazgeçme, uzlaşma veya zamanaşımı savunması yapılmadan önce isnat edilen suçun niteliği ve dosyanın bulunduğu aşama belirlenmelidir. Yanlış veya kapsamı belirsiz bir beyan hem ceza yargılamasını hem de maddi ve manevi tazminat haklarını etkileyebilir.
