Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Hazırlarken Yapılan Hatalar

İstanbul Avukat

Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Hazırlarken Yapılan Hatalar

Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Hazırlarken Yapılan Hatalar

Anlaşmalı boşanma, eşlerin yalnızca evliliği sona erdirme konusunda değil, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında da anlaşmasını gerektirir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaması süreci hızlandırsa da eksik hazırlanan dilekçe veya belirsiz protokol, davanın ertelenmesine ya da çekişmeli boşanmaya dönüşmesine neden olabilir.

İnternetten bulunan standart bir anlaşmalı boşanma dilekçesinin isimler değiştirilerek kullanılması her evlilik için doğru sonuç vermez. Nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki, ziynet eşyası, mal paylaşımı ve borçlar somut duruma göre düzenlenmelidir. Özellikle “tarafların birbirinden hiçbir talebi yoktur” gibi kapsamı belirsiz ifadeler, sonradan telafisi güç hak kayıpları doğurabilir.

Anlaşmalı Boşanma Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

Anlaşmalı boşanma dilekçesinde görevli ve yetkili mahkeme, eşlerin kimlik ve adres bilgileri, evlenme tarihi, varsa ortak çocukların bilgileri, boşanma talebi ve dayanılan hukuki neden bulunmalıdır. Dilekçenin sonuç bölümünde tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına ve protokoldeki düzenlemelerin hüküm altına alınmasına karar verilmesi açıkça istenmelidir.

Dilekçenin yalnızca “boşanmak istiyoruz” ifadesinden oluşması yeterli değildir. Tarafların en az bir yıldır evli olduğu, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında anlaştığı ve ekli protokolü özgür iradeleriyle imzaladığı açıklanmalıdır. Dilekçenin usule ilişkin genel unsurları Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri dikkate alınarak hazırlanmalıdır.

Anlaşmalı boşanma dilekçesinde genel olarak şu bilgiler yer almalıdır:

  • Görevli ve yetkili aile mahkemesi
  • Davacı ve davalının adı, soyadı, kimlik ve adres bilgileri
  • Tarafların evlenme tarihi
  • Ortak çocukların kimlik bilgileri
  • Evliliğin en az bir yıl sürdüğüne ilişkin açıklama
  • Anlaşmalı boşanma iradesi
  • Boşanma protokolünün tarihi
  • Nafaka, tazminat ve velayete ilişkin talepler
  • Yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin açıklama
  • Açık ve tereddütsüz sonuç talebi
  • Dilekçeyi sunan eşin veya vekilinin imzası
  • Ekler bölümünde anlaşmalı boşanma protokolü

Dilekçede mahkemenin yanlış gösterilmesi, taraf bilgilerinin eksik yazılması veya talep sonucunun belirsiz bırakılması mahkemenin eksikliğin tamamlanması için süre vermesine neden olabilir. Eksiklik süresinde giderilmezse davanın usulden sonuçlanması gündeme gelebilir.

Dilekçe ile Boşanma Protokolünün Karıştırılması

Anlaşmalı boşanma dilekçesi davanın açılmasını ve mahkemeden boşanma kararı verilmesini sağlayan usul belgesidir. Anlaşmalı boşanma protokolü ise nafaka, tazminat, velayet, çocukla kişisel ilişki, malvarlığı ve yargılama giderleri gibi konularda eşlerin ulaştığı anlaşmayı gösterir. Dilekçe ile protokol birbiriyle bağlantılı olsa da aynı işleve sahip değildir.

Protokol hükümlerinin yalnızca dilekçeye dağınık şekilde yazılması, tarafların hangi koşullarda anlaştığının belirlenmesini zorlaştırabilir. Ayrı bir protokol hazırlanması, her sayfasının eşler tarafından imzalanması ve dilekçe ekinde mahkemeye sunulması daha güvenli olur. Dilekçe ile protokol arasında çelişki bulunmamalı; duruşmadaki beyanlar da yazılı düzenlemeyle uyumlu olmalıdır.

Belge Temel amacı
Anlaşmalı boşanma dilekçesi Davayı açmak ve mahkemeden boşanma kararı istemek
Anlaşmalı boşanma protokolü Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumunu düzenlemek
Duruşma beyanı Eşlerin protokolü özgür iradeleriyle kabul ettiklerini açıklaması
Gerekçeli karar Mahkemenin boşanma ve protokol hükümleri hakkındaki kararı

Protokolde düzenlenen her konunun mahkeme kararının hüküm bölümüne açıkça geçirilmesi önemlidir. Yalnızca “protokolün onaylanmasına” şeklinde genel bir ifade yerine icra edilebilecek yükümlülüklerin kararda tereddüt yaratmayacak biçimde gösterilmesi ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltır.

Evliliğin Bir Yıllık Süresi Dolmadan Dava Açılması

Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Süre resmî nikâh tarihinden itibaren hesaplanır. Eşlerin nikâhtan önce birlikte yaşamış olması veya düğünün daha önce yapılması bu sürenin hesabını değiştirmez.

Bir yıllık süre dolmadan açılan dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılamaz. Dilekçede yalnızca anlaşmalı boşanma talebi bulunuyor ve çekişmeli boşanmaya dayanak oluşturabilecek somut olaylar açıklanmıyorsa dava doğrudan çekişmeli boşanma olarak sürdürülemeyebilir. Bu nedenle evlenme tarihi kontrol edilmeden dava açılması zaman ve masraf kaybına yol açabilir.

Bir yıllık sürenin hesaplanmasında şu tarihler birbirinden ayrılmalıdır:

  • Resmî nikâh tarihi
  • Düğün veya nişan tarihi
  • Eşlerin birlikte yaşamaya başladığı tarih
  • Dava dilekçesinin mahkemeye sunulduğu tarih
  • Duruşma tarihi

Kanundaki şart bakımından esas olan resmî nikâh tarihi ile davanın açıldığı tarihtir. Bir yıllık sürenin dava devam ederken dolmuş olması, başlangıçtaki usul ve talep sorunlarını her dosyada kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Nafaka ve Tazminat Taleplerinin Belirsiz Bırakılması

Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakanın türü, miktarı, başlangıç tarihi, ödeme günü ve ödeme yöntemi açıkça yazılmalıdır. Yoksulluk nafakası ile çocuk için ödenen iştirak nafakası birbirinden farklıdır. “Aylık nafaka ödenecektir” şeklindeki bir hüküm, ödemenin kimin için ve ne kadar süreyle yapılacağı konusunda uyuşmazlık yaratabilir.

Maddi ve manevi tazminatta da miktar, ödeme tarihi, taksit sayısı ve banka hesabı gibi bilgiler belirlenmelidir. Taksitli ödeme kararlaştırılıyorsa bir taksidin ödenmemesi hâlinde kalan borcun tamamının muaccel olup olmayacağı düzenlenebilir. Faiz talep edilecekse hangi tarihten itibaren ve hangi tür faiz uygulanacağı açıkça gösterilmelidir.

Düzenleme Protokolde bulunması gereken bilgiler
Yoksulluk nafakası Alacaklı eş, aylık tutar, ödeme tarihi, artış şartı
İştirak nafakası Çocuk, aylık tutar, başlangıç ve ödeme tarihi
Maddi tazminat Tutar, ödeme günü, taksit ve banka bilgisi
Manevi tazminat Tutar, ödeme yöntemi ve temerrüt sonucu
Eğitim ve sağlık giderleri Hangi giderlerin, hangi oranda karşılanacağı
Olağanüstü çocuk giderleri Onay, belge sunma ve ödeme yöntemi

Nafaka ve tazminat istenmiyorsa bundan vazgeçildiği tereddütsüz şekilde yazılmalıdır. Özellikle yoksulluk nafakasından boşanma sırasında vazgeçilmesi, daha sonra aynı talebin ileri sürülmesini engelleyebilir. Çocuk için ödenecek iştirak nafakası ise çocuğun üstün yararıyla ilgili olduğundan, ebeveynlerin düzenlemesi hâkimi mutlak şekilde bağlamaz ve koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirilebilir.

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişkinin Eksik Düzenlenmesi

Ortak çocuğun velayetinin hangi eşe bırakılacağı protokolde açıkça belirtilmelidir. Yalnızca “çocuk annede kalacaktır” denilmesi, velayetin hukuki durumunu yeterince açıklamayabilir. Çocuğun eğitim, sağlık, pasaport, seyahat ve önemli kararlarına ilişkin tarafların üzerinde anlaştığı konular da kanunun izin verdiği ölçüde düzenlenebilir.

Velayet kendisine bırakılmayan eş ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin gün ve saatleri belirli olmalıdır. “Baba çocuğu istediği zaman görebilir” veya “tarafların anlaşacağı tarihlerde görüşme yapılır” gibi ifadeler, eşler arasındaki iletişim bozulduğunda uygulanamaz hâle gelebilir. Hafta sonları, yarıyıl ve yaz tatilleri, dinî bayramlar, doğum günleri ve teslim koşulları ayrı ayrı düzenlenebilir.

Kişisel ilişki hükmünde şu bilgilere yer verilebilir:

  • Görüşmenin başlayacağı ve sona ereceği saat
  • Ayın hangi hafta sonlarında görüşüleceği
  • Çocuğun nereden teslim alınıp bırakılacağı
  • Ulaşım giderlerini hangi tarafın karşılayacağı
  • Yarıyıl ve yaz tatili düzenlemesi
  • Dinî ve millî bayramların paylaşılması
  • Telefon veya görüntülü görüşme zamanları
  • Çocuğun şehir dışına veya yurt dışına çıkarılması
  • Eğitim ve sağlık bilgilerinin diğer ebeveynle paylaşılması

Taraflar velayet ve kişisel ilişki konusunda anlaşmış olsa bile hâkim çocuğun üstün yararını gözetir. Çocuğa zarar verebilecek veya uygulanması mümkün olmayan bir düzenleme uygun bulunmayabilir. Hâkimin önerdiği değişiklik eşler tarafından kabul edilmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Mal Paylaşımı ve Ziynet Alacaklarının Açıkça Belirtilmemesi

Mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı ve ev eşyalarının paylaşımı anlaşmalı boşanmanın zorunlu mali sonuçlarıyla tamamen aynı değildir. Eşler bu konuları protokolde kesin biçimde çözebilecekleri gibi ilgili haklarını saklı tutabilirler. En riskli yöntem, hangi hakkı kapsadığı belli olmayan “tarafların birbirinden hiçbir alacağı yoktur” ifadesinin kullanılmasıdır.

Mal paylaşımı yapılacaksa taşınmazların tapu bilgileri, araçların plakaları, banka hesapları, şirket payları, krediler ve diğer borçlar ayrı ayrı gösterilmelidir. Haklar saklı tutulacaksa “mal rejiminin tasfiyesinden, katkı payından, değer artış payından ve ziynet eşyasından doğan haklar saklıdır” gibi kapsamı açık bir düzenleme yapılmalıdır.

Protokolde malvarlığıyla ilgili şu tercihlerden biri açıkça yapılmalıdır:

  • Mal rejiminden doğan bütün hakların karşılıklı olarak tasfiye edilmesi
  • Belirli malların paylaşılması, kalan hakların saklı tutulması
  • Mal rejimi alacaklarının ayrı davaya bırakılması
  • Ziynet eşyalarının aynen teslim edilmesi
  • Ziynet bedelinin belirli tarihte ödenmesi
  • Ev eşyalarının liste hâlinde paylaşılması
  • Ortak borçların hangi eş tarafından ödeneceğinin belirlenmesi
  • Bir eşin diğer eşteki alacağından açıkça feragat etmesi

Mehir, ziynet ve boşanmaya bağlı diğer malvarlığı taleplerinin hukuki nitelikleri birbirinden farklı olabilir. Mehir alacağının ispatı ve talep zamanı hakkında Birsen Hukuk’un mehir nedir? başlıklı içeriği incelenebilir.

Taşınır ve Taşınmaz Malların Devrinde Yapılan Hatalar

Bir taşınmazın diğer eşe bırakılması kararlaştırılıyorsa yalnızca adresinin yazılması yeterli değildir. İl, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri tapu kaydına uygun şekilde belirtilmelidir. Devrin hangi tarihte yapılacağı, tapu harcı ve diğer giderlerin kime ait olacağı, taşınmaz üzerindeki kredi veya ipoteğin nasıl kapatılacağı da düzenlenmelidir.

Araç devrinde marka ve modelin yanında plaka, şasi bilgisi, devir tarihi, noter giderleri, trafik cezaları ve varsa taşıt kredisinin sorumlusu gösterilebilir. “Ev eşe, araç diğer eşe bırakılacaktır” gibi belirsiz ifadeler, birden fazla taşınmaz veya araç bulunması hâlinde hükmün uygulanmasını güçleştirir.

Mal devri düzenlenirken şu hususlar kontrol edilmelidir:

  • Tapu veya ruhsat bilgilerinin güncelliği
  • Malın kimin adına kayıtlı olduğu
  • İpotek, haciz veya tedbir bulunup bulunmadığı
  • Devrin tamamlanacağı son tarih
  • Devir masraflarını ödeyecek taraf
  • Kredi borcunun hangi eş tarafından karşılanacağı
  • Malın fiilen teslim edileceği tarih
  • Devir yapılmazsa uygulanacak hukuki sonuç
  • İlgili hükmün mahkeme kararına açıkça geçirilmesi

Mülkiyet devrine ilişkin protokol maddeleri hazırlanırken tapu ve noter kayıtları görülmeden varsayıma dayalı bilgi kullanılmamalıdır. Taşınmazın aile konutu olması, üçüncü kişiye ait bulunması veya üzerinde banka ipoteği bulunması protokolün uygulanabilirliğini etkileyebilir.

Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinin Düzenlenmemesi

Anlaşmalı boşanma dilekçesinde ve protokolünde başvuru harcı, gider avansı ve diğer yargılama giderlerinin hangi tarafça karşılanacağı belirtilmelidir. Taraflar giderlerin bir eş üzerinde bırakılmasını, yarı yarıya paylaşılmasını veya herkesin yaptığı masrafı kendisinin karşılamasını kararlaştırabilir.

Eşler avukatla temsil ediliyorsa karşılıklı vekâlet ücreti talep edilip edilmeyeceği de açıklanmalıdır. “Tarafların yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebi yoktur” şeklindeki açık bir hüküm, karar aşamasında çıkabilecek tartışmayı önleyebilir. Ancak avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeden doğan ücret, karşı taraftan istenen yargılama vekâlet ücretinden farklıdır.

Bu bölümde örneğin şu konular düzenlenebilir:

  • Başvuru ve karar harçları
  • Gider avansı
  • Tebligat giderleri
  • Dosyada yapılan diğer masraflar
  • Karşı vekâlet ücreti talebi
  • Tarafların kendi avukatlarına ödeyeceği ücret
  • Sonradan doğabilecek tapu ve noter giderleri

Yargılama giderlerine ilişkin hiçbir düzenleme yapılmaması boşanma talebini kendiliğinden geçersiz hâle getirmez. Bununla birlikte giderlerin kimin üzerinde bırakılacağı mahkeme kararına konu olacağından tarafların ortak iradesini önceden açıklaması daha sağlıklı olur.

Tarafların Duruşmaya Katılmaması veya İradelerinin Değişmesi

Anlaşmalı boşanmada hâkim eşleri bizzat dinleyerek boşanma ve protokol konusundaki iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Bu nedenle tarafların avukatla temsil edilmesi, eşlerin kişisel olarak dinlenmesi gerekliliğini kural olarak ortadan kaldırmaz. Eşlerden birinin duruşmaya gelmemesi, davanın aynı gün anlaşmalı boşanmayla sonuçlanmasını engelleyebilir.

Eşlerden biri duruşmada boşanmak istemediğini, protokolü baskı altında imzaladığını veya belirli bir maddeyi artık kabul etmediğini açıklarsa anlaşmalı boşanma şartları ortadan kalkar. Diğer eş tek başına protokole dayanarak anlaşmalı boşanma kararı verilmesini isteyemez. Dosyanın çekişmeli boşanma olarak devam edip edemeyeceği ise dilekçedeki vakıalara, taleplere ve yapılan usul işlemlerine göre belirlenir.

Duruşmada eşlere genel olarak şu konular sorulabilir:

  • Boşanmayı isteyip istemedikleri
  • Protokoldeki imzanın kendilerine ait olup olmadığı
  • Protokolü okuyup anlamış olup olmadıkları
  • İradelerinin baskı veya tehdit altında bulunup bulunmadığı
  • Nafaka ve tazminat düzenlemelerini kabul edip etmedikleri
  • Velayet ve kişisel ilişki hükümlerine katılıp katılmadıkları
  • Malvarlığına ilişkin maddeleri kabul edip etmedikleri

Duruşma öncesinde eşlerden birinin protokolde değişiklik istemesi hâlinde güncel iradeyi yansıtan ek veya yeni protokol hazırlanabilir. Üstü çizilmiş, farklı kalemlerle değiştirilmiş veya yalnızca bir eş tarafından imzalanmış metinler yerine bütün maddeleri içeren temiz ve yeniden imzalanmış bir protokol sunulması uygun olur.

Hâkimin Protokolü Uygun Bulmaması Hâlinde Ne Olur?

Hâkim, tarafların protokolünü otomatik olarak onaylamak zorunda değildir. Özellikle çocukların velayeti, kişisel ilişki ve iştirak nafakası bakımından çocuğun üstün yararını kendiliğinden gözetir. Taraflardan birini açık biçimde mağdur eden, icrası mümkün olmayan veya kanuna aykırı hükümler de mahkeme tarafından uygun bulunmayabilir.

Hâkim gerekli gördüğü değişiklikleri eşlere bildirebilir. Önerilen düzenlemeler her iki tarafça kabul edilirse değiştirilmiş protokole göre boşanma kararı verilebilir. Taraflardan biri değişikliği kabul etmezse hâkim anlaşmalı boşanmaya karar veremez; dava çekişmeli şekilde devam edebilir veya usuli duruma göre başka bir karar verilebilir.

Mahkemenin müdahale edebileceği başlıca konular şunlardır:

  • Çocukla kişisel ilişki gün ve saatleri
  • İştirak nafakasının çocuğun ihtiyaçlarına uygunluğu
  • Velayet düzenlemesinin çocuğun yararına olup olmadığı
  • Belirsiz veya birbiriyle çelişen protokol maddeleri
  • Yerine getirilmesi hukuken veya fiilen mümkün olmayan devirler
  • Taraf iradesinin serbest olup olmadığı
  • Dilekçe, protokol ve duruşma beyanı arasındaki farklılıklar

Hâkimin yaptığı her değişiklik eşler tarafından ayrı ayrı kabul edilmelidir. Tarafların kabulü alınmadan protokolün esaslı şekilde değiştirilerek anlaşmalı boşanma kararı verilmesi hukuki dinlenilme ve irade serbestisi bakımından sorun oluşturabilir.

Hatalı Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Sonradan Düzeltilebilir mi?

Karar verilmeden önce fark edilen yazım hataları, eksik bilgiler ve belirsiz protokol maddeleri yeni dilekçe veya ek protokol sunularak düzeltilebilir. Her iki eşin değişikliği kabul etmesi ve güncellenen protokolü imzalaması gerekir. Mahkeme, eksikliğin niteliğine göre taraflara açıklama yapmaları veya gerekli belgeleri tamamlamaları için süre verebilir.

Hüküm verildikten sonra yalnızca basit yazı ve hesap hataları tashih yoluyla düzeltilebilir. Nafakanın miktarı, malın kime bırakıldığı veya velayet gibi esaslı konular tashih ya da tavzih adı altında değiştirilemez. Esaslı bir hata varsa karar kesinleşmeden kanun yoluna başvurulması veya uyuşmazlığın niteliğine göre ayrı bir hukuki yol kullanılması gerekebilir.

Kararın ardından izlenebilecek yol hatanın türüne göre değişir:

Hatanın fark edildiği aşama Kullanılabilecek yöntem
Dava açılmadan önce Dilekçe ve protokolü yeniden hazırlamak
Dava açıldıktan, duruşmadan önce Ek dilekçe veya yeni protokol sunmak
Duruşma sırasında Beyanı tutanağa geçirip iki tarafın kabulünü almak
Hükümden sonra basit yazım hatası Tashih talep etmek
Hüküm belirsizse Şartları varsa tavzih talep etmek
Esaslı hukuki hata varsa Süresinde istinafa başvurmak
Karar kesinleşmişse Uyuşmazlığa uygun ayrı dava veya icra yolunu değerlendirmek

Anlaşmalı boşanma kararındaki hataya karşı kanun yoluna başvurulacaksa gerekçeli kararın tebliğ tarihi dikkate alınmalıdır. Başvuru yöntemi ve süreler hakkında Birsen Hukuk’un istinaf nedir? başlıklı içeriğinden bilgi alınabilir.

Anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokolü, yalnızca davanın hızlı sonuçlanmasını sağlayan belgeler olarak görülmemelidir. Bu metinler eşlerin ve çocukların boşanma sonrasındaki mali ve kişisel durumunu uzun süre etkileyebilir. Bu nedenle her hükmün kapsamı, uygulanabilirliği ve ileride doğurabileceği sonuçlar imzadan önce birlikte değerlendirilmelidir.

Paylaş:

İstanbul Avukat
Avukat

Birsen ÖZNUR