İİK, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun kısaltmasıdır. Borcunu kendiliğinden yerine getirmeyen kişiye karşı devletin cebri icra yetkisinin nasıl kullanılacağını; mahkeme kararlarının ve para alacaklarının nasıl tahsil edileceğini düzenler.
İcra ve İflas Kanunu yalnızca haciz işlemlerinden oluşmaz. İlamlı ve ilamsız takip, ödeme emrine itiraz, rehnin paraya çevrilmesi, mal satışı, sıra cetveli, tahliye, iflas ve konkordato gibi birçok süreç bu kanun kapsamında yürütülür.
İİK Nedir ve Amacı Nedir?
İcra ve İflas Kanunu, alacaklının hakkına kavuşması ile borçlunun temel haklarının korunması arasında denge kurmayı amaçlar. Güncel 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu icra dairelerinin, icra hukuk mahkemelerinin ve iflas organlarının gerçekleştireceği işlemleri ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.
Alacaklı, borcunu zor kullanarak veya borçlunun malını kendisi alarak tahsil edemez. Cebri icra yetkisi devlet tarafından icra ve iflas organları aracılığıyla kullanılır. Borçlunun mal varlığı araştırılabilir, haczedilebilir ve kanuni şartlar oluştuğunda satış bedelinden alacak ödenebilir.
İİK’nın temel amaçları şunlardır:
- Mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlamak
- Para ve teminat alacaklarının tahsilini gerçekleştirmek
- Alacaklının borçlunun mallarına doğrudan müdahale etmesini önlemek
- Borçlunun haczedilemez mal ve gelirlerini korumak
- Birden fazla alacaklının haklarını belirli bir sıraya göre karşılamak
- İflasa tabi borçlunun mal varlığını toplu şekilde tasfiye etmek
- Borçlarını ödemekte zorlanan kişilere konkordato imkânı tanımak
İcra takibinde alacaklının talebi kadar borçlunun savunmaları da önem taşır. Takibin türüne göre borca itiraz, imzaya itiraz, icra müdürlüğü işlemini şikâyet, menfi tespit ve istirdat davası gibi farklı hukuki yollar kullanılabilir.
İcra ve İflas Kanunu Hangi Süreçlerde Uygulanır?
İİK, bireysel ve toplu cebri icra yollarını düzenler. Bireysel takipte bir alacaklı belirli bir borçluya karşı takip başlatarak haczedilen mallardan alacağını tahsil etmeye çalışır. İflasta ise borçlunun haczedilebilir mal varlığı bir bütün olarak tasfiye edilerek alacaklılara kanundaki sıraya göre dağıtılır.
Kanun para alacaklarının yanında taşınır teslimi, çocuk teslimine ilişkin olmayan taşınır veya taşınmaz teslimi, tahliye ve bir işin yapılmasına ya da yapılmamasına ilişkin mahkeme kararlarının icrasını da düzenler. Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik kararlar ise günümüzde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yerine getirilmektedir.
| Süreç | Temel amacı |
|---|---|
| İlamsız icra | Mahkeme kararı bulunmadan para veya teminat alacağını takip etmek |
| İlamlı icra | Mahkeme kararını veya ilam niteliğindeki belgeyi uygulamak |
| Kambiyo takibi | Çek, bono ve poliçeden doğan alacağı özel takip yoluyla tahsil etmek |
| Rehnin paraya çevrilmesi | Rehinli malın satış bedelinden alacağı karşılamak |
| Kiralananın tahliyesi | Kanundaki şartlarla kiracının tahliyesini sağlamak |
| Haciz ve satış | Borçluya ait malı paraya çevirerek alacağı ödemek |
| İflas | Borçlunun mal varlığını bütün alacaklılar yararına tasfiye etmek |
| Konkordato | Borçların belirli vade veya indirimle ödenmesini sağlamak |
| Tasarrufun iptali | Alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıyan işlemleri etkisizleştirmek |
| Sıra cetveli | Satış bedelinin alacaklılar arasındaki dağıtım sırasını belirlemek |
İcra ve iflas süreçleri yalnızca İİK’ya göre değerlendirilmez. Borcun doğumu Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu veya başka bir maddi hukuk düzenlemesine dayanabilir. Tebligat, harç, dava ve kanun yolu işlemlerinde ise ilgili özel mevzuat ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri de gündeme gelebilir.
İlamlı ve İlamsız İcra Takibi Arasındaki Fark
İlamlı icra takibi, mahkeme kararı veya kanunen ilam niteliğinde kabul edilen bir belgeye dayanır. Alacaklı, hükümde belirtilen edimin yerine getirilmesi amacıyla icra dairesine başvurur ve borçluya icra emri gönderilir. Para borçlarında borçluya kural olarak yedi günlük ödeme süresi verilir.
İlamsız icra takibinde ise alacaklının önceden mahkemeden karar alması gerekmez. Para ve teminat alacakları için genel haciz yoluyla takip başlatılabilir. Borçlu süresi içinde itiraz ederse takip durur ve alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kaldırılması veya iptali yoluna başvurması gerekir.
| Özellik | İlamlı icra | İlamsız icra |
| Dayanak | Mahkeme kararı veya ilam niteliğindeki belge | Para veya teminat alacağı |
| Önceden dava açılması | Genellikle gerekir. | Gerekmez. |
| Borçluya gönderilen belge | İcra emri | Ödeme emri |
| Borca itiraz | Genel itiraz takibi durdurmaz. | Süresindeki itiraz takibi durdurur. |
| İnceleme alanı | İlamın dışına çıkılamaz. | Borcun varlığı ayrıca yargılama konusu olabilir. |
| Başlıca başvuru yolu | İcranın geri bırakılması veya şikâyet | Borca, imzaya ve yetkiye itiraz |
Mahkeme kararının kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceği kararın türüne bağlıdır. Para alacağına ilişkin birçok ilam kesinleşmeden takibe konulabilirken kişilerin hukuki durumu, aile ve taşınmazın aynına ilişkin bazı kararların icrası için kesinleşme aranabilir.
İlamlı icrada borçlu, ilamsız takipteki gibi yalnızca “borca itiraz ediyorum” diyerek takibi durduramaz. İlamın zamanaşımına uğradığı, borcun ilamdan sonra ödendiği veya ertelendiği gibi sınırlı nedenlerle icra mahkemesine başvurulabilir. Kanun yolu incelemesi devam ediyorsa şartları sağlanarak icranın geri bırakılması istenebilir.
İcra Takibi Nasıl Başlatılır?
İcra takibi, alacaklının yetkili icra dairesine takip talebi sunması ve gerekli harçlarla masrafları yatırmasıyla başlar. Takip talebinde tarafların bilgileri, alacağın miktarı, faiz talebi, borcun sebebi ve seçilen takip yolu açıkça belirtilmelidir. Avukatlar işlemleri UYAP üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirebilir.
İcra dairesi takip talebine uygun bir ödeme veya icra emri düzenleyerek borçluya tebliğ eder. Borçlunun ödeme ve itiraz süreleri tebliğle işlemeye başlar. Taraflar, UYAP Vatandaş Portalı üzerinden tarafı oldukları icra dosyalarının temel bilgilerini ve yapılan işlemleri inceleyebilir.
İcra takibinin temel aşamaları şöyledir:
- Alacağın miktarı, vadesi ve dayanak belgeleri belirlenir.
- Uygun takip yolu seçilir.
- Yetkili icra dairesine takip talebi sunulur.
- Harç ve tebligat giderleri yatırılır.
- Borçluya ödeme veya icra emri gönderilir.
- Ödeme ve itiraz sürelerinin geçmesi beklenir.
- Takip kesinleşirse borçlunun mal varlığı araştırılır.
- Haciz ve satış işlemleri gerçekleştirilir.
- Tahsil edilen para alacaklıya ödenir.
Genel haciz yoluyla ilamsız takip, alacaklının elinde yazılı belge bulunmasa bile başlatılabilir. Ancak icra takibi alacağın gerçekten mevcut olduğunu kesin olarak göstermez. Borçlu itiraz ettiğinde veya menfi tespit davası açtığında alacaklı, alacağını mahkeme önünde ispatlamak zorunda kalabilir.
Yetkili icra dairesi genellikle borçlunun yerleşim yeri esas alınarak belirlenir. Sözleşmenin ifa yeri, taşınmazın bulunduğu yer veya özel yetki kuralları başka bir icra dairesini de yetkili hâle getirebilir. Kesin olmayan yetki, borçlunun süresinde itiraz etmemesi durumunda kesinleşebilir.
Borca İtiraz, İcra Şikâyeti ve Süreler
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. İtiraz borcun tamamına, bir kısmına, faize, imzaya veya icra dairesinin yetkisine yönelik olabilir. Süresinde yapılan geçerli itiraz, takibi itiraz edilen miktar bakımından durdurur.
Kambiyo senetlerine özgü takipte ise borca, imzaya ve yetkiye itiraz süresi kural olarak beş gündür ve başvuru icra hukuk mahkemesine yapılır. Bu başvuru genel ilamsız takipte olduğu gibi takibi tamamen kendiliğinden durdurmaz. Takip türü ödeme emrinden kontrol edilmeden yalnızca yedi günlük genel süreye güvenilmemelidir.
| Başvuru | Genel süre | Başvurulacak merci |
| Genel haciz yolunda borca itiraz | 7 gün | İcra dairesi |
| Genel haciz yolunda yetki itirazı | 7 gün | İcra dairesi |
| Kambiyo takibinde borca veya imzaya itiraz | 5 gün | İcra hukuk mahkemesi |
| İcra müdürlüğü işlemini şikâyet | Genellikle 7 gün | İcra hukuk mahkemesi |
| Gecikmiş itiraz | Engelin kalkmasından itibaren 3 gün | İcra hukuk mahkemesi |
| İtirazın kaldırılması | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay | İcra hukuk mahkemesi |
| İtirazın iptali davası | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | Görevli genel mahkeme |
Borca itiraz ile icra şikâyeti aynı hukuki yol değildir. Borçlu olmadığını, borcu ödediğini veya talep edilen tutarın yanlış olduğunu ileri süren kişi itiraz yoluna; icra müdürlüğünün kanuna aykırı işlem yaptığını savunan kişi ise şikâyet yoluna başvurur.
Birsen Hukuk’un borca itiraz dilekçesi ve itiraz süreleri hakkındaki açıklamalarında örnek başvuru içeriği de bulunmaktadır. İtirazda özellikle borcun tamamına mı yoksa belirli bir kısmına mı karşı çıkıldığı; faiz, imza ve yetki itirazının bulunup bulunmadığı açıkça belirtilmelidir.
Haciz, Satış ve Alacağın Tahsili Süreci
Ödeme emrine süresinde itiraz edilmemesi veya yapılan itirazın hükümden kaldırılmasıyla takip kesinleşir. Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak bir yıl içinde haciz talep etmelidir. İtiraz veya dava nedeniyle takibin durduğu dönemler bu sürenin hesabında dikkate alınmaz.
Haciz işlemi sırasında borçlunun alacağı karşılamaya yetecek miktardaki mal, hak ve alacaklarına el konulabilir. Banka hesapları, araçlar, taşınmazlar, üçüncü kişilerdeki alacaklar ve ücretin kanunen haczedilebilir kısmı hacze konu olabilir. Borcu açıkça aşan miktarda malın haczedilmemesi gerekir.
Haciz sürecinde genel olarak şu işlemler yapılır:
- Borçlunun banka, tapu, araç ve sosyal güvenlik kayıtları sorgulanır.
- Tespit edilen mal ve haklar üzerine haciz konulur.
- Taşınır veya taşınmazın değeri belirlenir.
- Borçlu ve ilgililer kıymet takdirine karşı başvuru yapabilir.
- Hacizden itibaren bir yıl içinde satış talep edilir.
- Satış giderleri süresinde yatırılır.
- Mal elektronik artırmayla satılır.
- Satış bedeli takip masrafları ve alacaklar için dağıtılır.
Haczedilen taşınır ve taşınmazların satışı günümüzde elektronik artırma yoluyla gerçekleştirilmektedir. İlan ve teklif işlemleri UYAP e-Satış Portalı üzerinden yürütülürken satışa çıkarılan malın özellikleri, kıymeti ve artırma tarihleri sistemde yayımlanır.
Hacizden itibaren bir yıl içinde satış talep edilmemesi veya gerekli satış giderlerinin süresinde yatırılmaması, ilgili mal üzerindeki haczin kalkmasına neden olabilir. Bir malın haczedilmiş olması, alacaklının kendiliğinden ödeme alacağı anlamına gelmez; satış talebi ve devamındaki işlemler ayrıca takip edilmelidir.
Borçlunun mesleğini ve hayatını sürdürmesi için gerekli bazı mallar haczedilemez veya sınırlı şekilde haczedilebilir. Ücretlerin ise kural olarak en az dörtte biri haczedilir; nafaka borçları ve özel düzenlemeler farklı sonuçlar doğurabilir. Haczedilmezlik iddiası, işlemin türüne göre süresinde icra hukuk mahkemesine sunulmalıdır.
İflas ve Konkordato Süreçleri
İflas, iflasa tabi borçlunun haczedilebilir bütün mal varlığının toplu şekilde tasfiye edilmesini sağlayan cebri icra yoludur. Tacirler ve kanunda açıkça iflasa tabi olduğu belirtilen kişiler hakkında uygulanabilir. Her gerçek kişi veya her borçlu yalnızca borcunu ödemediği için doğrudan iflasa tabi tutulamaz.
İflas kararı asliye ticaret mahkemesi tarafından verilir. Kararla birlikte borçlunun haczedilebilir mal ve hakları iflas masasını oluşturur; alacaklılar alacaklarını masaya kaydettirir. Malların satılması ve sıra cetvelinin hazırlanmasından sonra elde edilen bedel, İİK’da belirlenen önceliklere göre alacaklılara dağıtılır.
İflas sürecinin temel aşamaları şunlardır:
- İflas takibi veya doğrudan iflas talebi
- Asliye ticaret mahkemesinde inceleme
- İflas kararının verilmesi
- İflas masasının oluşturulması
- Alacakların masaya kaydedilmesi
- Mal varlığının tespiti ve muhafazası
- Sıra cetvelinin hazırlanması
- Malların satılması
- Bedelin alacaklılara dağıtılması
- İflasın kapanması
Konkordato ise borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan borçlunun alacaklılarıyla belirli bir ödeme planı üzerinde anlaşmasını amaçlar. Borçların vadeye bağlanması, belirli oranda indirilmesi veya her iki yöntemin birlikte uygulanması teklif edilebilir.
Mahkeme belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ederse üç aylık geçici mühlet verebilir ve bu süre en fazla iki ay uzatılabilir. Başarı ihtimali bulunduğu kanaatine varılırsa bir yıllık kesin mühlet kararı verilir; güçlük gösteren durumlarda bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir.
Konkordato mühleti içinde kural olarak yeni icra ve iflas takibi başlatılamaz, başlamış takipler durur ve zamanaşımıyla hak düşürücü süreler işlemez. Rehinli alacaklar ile kanunda ayrı tutulan bazı imtiyazlı alacaklar bakımından ise özel hükümler uygulanır.
Konkordato ilan edilmesi borçların otomatik olarak silindiği veya teklifin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez. Projenin kanundaki alacaklı çoğunlukları tarafından kabul edilmesi ve mahkemece tasdik edilmesi gerekir. Tasdik şartları oluşmazsa konkordato talebi reddedilebilir ve koşulları varsa borçlunun iflasına karar verilebilir.
İcra Takibinde Borçlu ve Alacaklının Hakları
Alacaklı, uygun takip yolunu seçme, borçlunun mal varlığının araştırılmasını isteme, haciz ve satış talep etme hakkına sahiptir. Borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı bazı işlemlere karşı tasarrufun iptali davası açılması ve satış bedelinin dağıtımına ilişkin sıra cetveline itiraz edilmesi de mümkün olabilir.
Borçlu ise ödeme emrine itiraz edebilir, icra müdürlüğünün hukuka aykırı işlemlerini şikâyet edebilir ve haczedilemezlik hakkını ileri sürebilir. Borçlu olmadığı hâlde takip tehdidi altındaysa menfi tespit; takip nedeniyle ödeme yaptıysa koşulları varsa istirdat davası açabilir.
| Alacaklının başlıca hakları | Borçlunun başlıca hakları |
| İcra takibi başlatmak | Borca, imzaya ve yetkiye itiraz etmek |
| Mal varlığı sorgulaması istemek | İcra işlemini şikâyet etmek |
| Haciz ve satış talep etmek | Haczedilmezlik iddiasında bulunmak |
| İtirazın kaldırılmasını veya iptalini istemek | Menfi tespit veya istirdat davası açmak |
| İcra inkâr tazminatı talep etmek | Kötü niyet tazminatı talep etmek |
| Tasarrufun iptali davası açmak | Aşkın hacze karşı başvurmak |
| Aciz belgesi almak | Usulsüz tebligatı şikâyet etmek |
Takip taraflarının dosyaya erişme, yapılan işlemlerden haberdar olma ve kanunda öngörülen başvuru yollarını kullanma hakları bulunmaktadır. Buna karşılık taraflar gerçeğe aykırı beyanda bulunmamalı, mal beyanı ve diğer yükümlülükler bakımından icra dairesinin kanuna uygun taleplerine uymalıdır.
İcra ve iflas hukukundaki sürelerin önemli bölümü kısa ve hak kaybı doğurabilecek niteliktedir. Ödeme emri veya icra emri alan kişinin belgenin başlığını, takip türünü, tebliğ tarihini ve başvuru merciini gecikmeden kontrol etmesi gerekir.
