Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

İstanbul Avukat

Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma iradesi ile boşanmanın mali sonuçları ve ortak çocukların durumu hakkında uzlaşması üzerine yürütülen boşanma yoludur. Tarafların kusur oranları ve boşanmaya neden olan olaylar çekişmeli davadaki gibi ayrıntılı olarak araştırılmaz; kanuni şartların oluşması hâlinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir.

Eşlerin yalnızca “boşanmak istiyoruz” demesi anlaşmalı boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Evliliğin en az bir yıl sürmesi, eşlerin hâkim tarafından bizzat dinlenmesi, iradelerinin özgür olması, mali sonuçlar ile çocukların durumu hakkında anlaşmaları ve hâkimin bu düzenlemeyi uygun bulması gerekir.

Anlaşmalı boşanmanın temel şartı Aranan koşul
Evlilik süresi En az bir yıl
Başvuru Birlikte başvuru veya diğer eşin davayı kabulü
Duruşma Eşlerin hâkim tarafından bizzat dinlenmesi
İrade Baskı, tehdit veya yanılma bulunmaması
Mali sonuçlar Nafaka ve tazminat konusunda anlaşma
Ortak çocuk Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasının düzenlenmesi
Protokol Açık, uygulanabilir ve taraflarca kabul edilmiş olması
Hâkim onayı Protokolün taraflar ve çocuklar yönünden uygun bulunması

Bu şartlardan birinin eksik olması hâlinde mahkeme aynı gün anlaşmalı boşanma kararı veremez. Eksikliğin niteliğine göre yeni protokol hazırlanması, davanın ertelenmesi veya yargılamanın çekişmeli şekilde sürdürülmesi gündeme gelebilir.

Anlaşmalı Boşanma Nedir?

Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesinde düzenlenen genel boşanma sebeplerinden biridir. Kanundaki şartlar oluştuğunda eşlerin evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ayrıca tanık veya başka delillerle ispatlaması gerekmez. Tarafların ortak boşanma iradesi ve kabul edilen düzenleme esas alınır.

Bu dava türü, eşlerin her konuda aynı düşünmesi anlamına gelmez. Tarafların dava açılmadan önce görüşerek boşanma, nafaka, tazminat ve çocuklara ilişkin ortak bir düzenlemeye ulaşması gerekir. Mal rejiminin tasfiyesi ve ziynet eşyası gibi diğer talepler ise protokolde çözülebilir veya haklar açıkça saklı tutularak ayrı davaya bırakılabilir.

Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmadan başlıca farkları şunlardır:

  • Boşanma olaylarının ayrıntılı olarak ispatlanması gerekmez.
  • Kusur araştırması kural olarak yapılmaz.
  • Tanık dinlenmesine çoğunlukla ihtiyaç bulunmaz.
  • Tarafların ortak iradesi esas alınır.
  • Nafaka, tazminat ve çocukların durumu önceden düzenlenir.
  • Dava genellikle daha az duruşmayla sonuçlanır.
  • Eşlerden birinin anlaşmadan dönmesi süreci çekişmeli hâle getirebilir.

Boşanma türleri, görevli mahkeme ve davanın diğer sonuçları hakkında Birsen Hukuk’un İstanbul boşanma avukatı sayfasından ayrıntılı bilgi alınabilir.

Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması Şartı

Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için resmî evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bir yıllık süre resmî nikâh tarihinden itibaren hesaplanır. Eşlerin nikâhtan önce uzun süre birlikte yaşaması, nişan veya düğün tarihinin daha eski olması bu hesaplamayı değiştirmez.

Bir yıllık süre dolmadan açılan dava TMK 166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılamaz. Dilekçede çekişmeli boşanmaya dayanak oluşturacak olaylar ve deliller bulunmuyorsa davanın kendiliğinden çekişmeli boşanmaya dönüşeceği de kabul edilmemelidir. Bu nedenle dava açılmadan önce evlenme tarihi ile başvuru tarihi kontrol edilmelidir.

Sürenin hesabında birbirinden ayrılması gereken tarihler şunlardır:

  • Resmî nikâh tarihi
  • Düğün tarihi
  • Birlikte yaşamaya başlama tarihi
  • Ayrı yaşamaya başlama tarihi
  • Dava dilekçesinin verildiği tarih
  • Duruşma tarihi

Bir yıllık süre anlaşmalı boşanmaya özgü bir şarttır. Bir yıldan kısa süren evliliklerde kanuni boşanma sebepleri oluşmuşsa çekişmeli boşanma davası açılması mümkündür.

Eşlerin Birlikte Başvurması veya Davayı Kabul Etmesi

Eşler ortak bir dilekçeyle mahkemeye başvurabilir veya eşlerden biri davayı açıp diğer eş duruşmada boşanmayı ve protokolü kabul edebilir. Ortak dilekçe verilmesi, taraflardan birinin davacı diğerinin davalı olarak gösterilmesini engellemez. Önemli olan her iki eşin de boşanma ve sonuçları hakkında aynı iradeyi açıklamasıdır.

Başlangıçta çekişmeli olarak açılan boşanma davası da yargılama sırasında anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Bunun için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların ortak protokol hazırlaması ve duruşmada bu protokolü serbest iradeleriyle kabul etmesi gerekir. Mahkeme dosyanın adından çok, karar tarihindeki şartları ve tarafların beyanlarını değerlendirir.

Anlaşmalı boşanma başvurusu şu yöntemlerle yapılabilir:

  1. Eşlerin ortak dilekçe ve protokol sunması
  2. Eşlerden birinin dava açıp diğerinin yazılı ve sözlü olarak kabul etmesi
  3. Çekişmeli davada sonradan protokol hazırlanması
  4. Karşılıklı açılmış davalarda ortak anlaşmaya ulaşılması

Davanın taraflarından biri yalnızca boşanmayı kabul edip nafaka, tazminat veya velayet hükümlerini kabul etmiyorsa anlaşmalı boşanma şartları tamamlanmış olmaz. Boşanmanın temel sonuçları hakkında ortak iradenin bulunması gerekir.

Tarafların Duruşmaya Bizzat Katılması Gerekir mi?

Anlaşmalı boşanmada hâkim, eşleri bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Bu nedenle eşlerin avukatla temsil edilmesi, kişisel olarak dinlenme zorunluluğunu kural olarak ortadan kaldırmaz. Avukat protokolü ve dilekçeyi sunabilir; ancak müvekkili adına boşanma iradesini tek başına açıklayamaz.

Taraflardan birinin duruşmaya katılmaması hâlinde o celsede anlaşmalı boşanma kararı verilmesi mümkün olmayabilir. Mahkeme yeni duruşma günü belirleyebilir veya dosyanın durumuna göre başka bir usul kararı verebilir. Bu nedenle duruşma tarihi öğrenilmeli ve geçerli bir mazeret bulunmadıkça her iki eş de hazır olmalıdır.

Duruşmada eşlere genellikle şu sorular yöneltilir:

  • Boşanmayı isteyip istemedikleri
  • Protokoldeki imzanın kendilerine ait olup olmadığı
  • Protokolü okuyup anlamış olup olmadıkları
  • İradelerinin baskı altında bulunup bulunmadığı
  • Nafaka ve tazminat hükümlerini kabul edip etmedikleri
  • Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesini kabul edip etmedikleri
  • Malvarlığına ilişkin maddeleri anlayıp anlamadıkları

Taraflardan biri Türkçe bilmiyorsa veya işitme ya da konuşma engeli nedeniyle özel iletişim desteğine ihtiyaç duyuyorsa mahkemece uygun tercüman veya iletişim imkânı sağlanmalıdır. Esas olan tarafın iradesinin doğrudan ve sağlıklı biçimde belirlenebilmesidir.

Boşanma İradesinin Serbestçe Açıklanması

Anlaşmalı boşanma protokolünün baskı, tehdit, hile veya ağır yanılma altında imzalanmamış olması gerekir. Hâkim duruşmada eşlerin davranışlarını ve beyanlarını değerlendirerek iradelerinin özgür olup olmadığını inceler. Taraflardan birinin çekindiği veya protokolün içeriğini anlamadığı kanaati oluşursa ek açıklama istenebilir.

Eşlerden biri protokolü aile baskısı, ekonomik tehdit veya fiziksel şiddet nedeniyle imzaladığını açıklarsa anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Aynı şekilde protokolü okumadan imzaladığını veya maddelerin gerçekte kararlaştırılandan farklı olduğunu söyleyen eşin beyanı araştırılmadan yalnızca imzaya dayanılması doğru olmaz.

Serbest iradeyi etkileyebilecek durumlara şu örnekler verilebilir:

  • Fiziksel şiddet veya şiddet tehdidi
  • Çocuğun gösterilmeyeceği yönündeki baskı
  • Ekonomik kaynakların kesileceği tehdidi
  • Protokolün içeriği hakkında yanıltma
  • Boş belge veya okunmamış metnin imzalatılması
  • Sağlık durumu nedeniyle iradenin sağlıklı açıklanamaması
  • Tarafın anlamadığı dilde metin imzalaması

Protokolün her maddesi imzadan önce okunmalı ve sonuçları anlaşılmalıdır. Özellikle “karşılıklı olarak bütün haklardan feragat edilmiştir” gibi geniş ifadelerin hangi alacakları kapsadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Nafaka ve Tazminat Konusunda Anlaşma Sağlanması

Tarafların boşanmanın mali sonuçları hakkında anlaşması zorunludur. Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talep edilecekse tutar, ödeme tarihi ve ödeme şekli protokolde gösterilmelidir. Bu taleplerden vazgeçiliyorsa tarafların birbirlerinden yoksulluk nafakası veya tazminat istemediği açıkça yazılmalıdır.

Ortak çocuk varsa iştirak nafakasının miktarı, başlangıç tarihi, ödeme günü ve yıllık artış yöntemi belirlenebilir. Çocuk lehine nafaka, tarafların serbestçe vazgeçebileceği sıradan bir alacak gibi değerlendirilemez. Hâkim, belirlenen miktarın çocuğun ihtiyaçlarına ve ebeveynlerin ekonomik durumuna uygunluğunu inceleyebilir.

Mali sonuçlara ilişkin düzenlemede şu konular bulunabilir:

Konu Açıklanması gereken hususlar
Yoksulluk nafakası Alacaklı eş, miktar, ödeme günü ve artış
İştirak nafakası Çocuk, tutar, başlangıç ve artış yöntemi
Maddi tazminat Tutar, ödeme tarihi ve taksitler
Manevi tazminat Tutar ve ödeme yöntemi
Eğitim giderleri Okul, servis, kurs ve materyal giderleri
Sağlık giderleri Sigorta dışındaki giderlerin paylaşımı
Ödeme yöntemi Banka hesabı ve açıklama bilgisi

“Enflasyon oranında artış yapılır” gibi belirsiz ifadeler yerine kullanılacak endeks ve artış tarihi gösterilmelidir. Taksitli ödeme varsa bir taksidin ödenmemesi durumunda kalan borcun ne olacağı da kararlaştırılabilir.

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi

Ortak çocuk bulunuyorsa velayetin hangi eşe bırakılacağı protokolde açıkça belirtilmelidir. Çocuğun adı, soyadı ve doğum tarihi yazılarak velayet düzenlemesi kişiselleştirilmelidir. Birden fazla çocuk varsa her çocuk yönünden ayrı değerlendirme yapılmalı ve kardeşlerin birbirlerinden ayrılmasının sonuçları dikkate alınmalıdır.

Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin uygulanabilir şekilde düzenlenmesi gerekir. Görüşme günleri, başlangıç ve bitiş saatleri, teslim yeri, yarıyıl ve yaz tatilleri ile bayram günleri açıkça gösterilebilir. “Çocuk istendiği zaman görülebilir” gibi belirsiz hükümler ileride sorun yaratabilir.

Kişisel ilişki düzenlemesinde şu ayrıntılara yer verilebilir:

  • Ayın hangi hafta sonlarında görüşüleceği
  • Teslim alma ve bırakma saatleri
  • Teslim yeri
  • Yaz ve yarıyıl tatili
  • Dinî ve millî bayramlar
  • Doğum günleri
  • Telefon ve görüntülü görüşme
  • Şehir dışı veya yurt dışı seyahat
  • Eğitim ve sağlık bilgilerinin paylaşılması
  • Ulaşım masrafları

Eşler velayet konusunda anlaşmış olsa bile son değerlendirme çocuğun üstün yararına göre yapılır. Hâkim gerekli görürse kişisel ilişki günlerini değiştirebilir veya iştirak nafakasının yeniden düzenlenmesini isteyebilir.

Mal Paylaşımı Konusunda Anlaşmak Zorunlu mu?

Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi için eşlerin bütün malvarlığı uyuşmazlıklarını aynı protokolde çözmesi zorunlu değildir. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı gibi talepler ayrı davaya bırakılabilir. Ancak protokolde kullanılan genel feragat ifadeleri, bu haklardan vazgeçildiği yönünde yorumlanabilir.

Eşler mal paylaşımını protokolde tamamlamak isterse taşınmazların tapu bilgileri, araçların plaka ve şasi bilgileri, banka hesapları, şirket payları ve borçlar açıkça gösterilmelidir. Mal paylaşımı ayrı davaya bırakılacaksa bu hakların saklı tutulduğu tereddütsüz şekilde belirtilmelidir.

Tarafların malvarlığı konusunda tercih edebileceği yöntemler şunlardır:

  • Bütün mal rejimi haklarını protokolde tasfiye etmek
  • Yalnızca belirli malları paylaşmak
  • Kalan malvarlığı haklarını saklı tutmak
  • Mal rejiminin tasfiyesini tamamen ayrı davaya bırakmak
  • Ziynet eşyalarını protokol kapsamında düzenlemek
  • Ev eşyalarını listeyle paylaşmak
  • Ortak borçların hangi eş tarafından ödeneceğini belirlemek

Mal paylaşımı, ziynet eşyası, mehir ve boşanma tazminatı farklı hukuki taleplerdir. Birinden vazgeçilmesi diğerlerinden de vazgeçildiği anlamına gelmeyebilir; bu nedenle her biri ayrı başlıkta düzenlenmelidir.

Hâkimin Anlaşmalı Boşanma Protokolünü Uygun Bulması

Anlaşmalı boşanma protokolü taraflarca imzalanmış olsa bile hâkimin onayından geçmelidir. Hâkim özellikle çocukların velayeti, iştirak nafakası ve kişisel ilişki bakımından çocuğun üstün yararını gözetir. Kanuna aykırı, belirsiz veya uygulanması mümkün olmayan maddeleri aynen kabul etmek zorunda değildir.

Hâkim tarafların ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak protokolde değişiklik yapılmasını önerebilir. Bu değişikliklerin geçerli olabilmesi için her iki eşin de kabul etmesi gerekir. Taraflardan biri değişikliği kabul etmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Hâkimin inceleyebileceği başlıca konular şunlardır:

  • Evliliğin bir yıl sürüp sürmediği
  • Eşlerin boşanma iradesinin serbest olup olmadığı
  • Protokolün iki eş tarafından kabul edilip edilmediği
  • Nafaka ve tazminat hükümlerinin açıklığı
  • Velayetin çocuğun yararına uygunluğu
  • Kişisel ilişki düzenlemesinin uygulanabilirliği
  • Mal devrine ilişkin maddelerin belirli olup olmadığı
  • Dilekçe, protokol ve duruşma beyanlarının uyumu

Duruşmada protokol değiştirilecekse değişikliğin tutanağa açıkça geçirilmesi gerekir. Kapsamlı değişikliklerde bütün maddeleri içeren yeni ve imzalı bir protokol sunulması ileride yaşanabilecek yorum farklılıklarını azaltır.

Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Belgeler

Anlaşmalı boşanma davasında temel belgeler dava dilekçesi ve taraflarca imzalanmış boşanma protokolüdür. Tarafların duruşmaya kimlik belgeleriyle katılması gerekir. Avukatla temsil söz konusuysa boşanma davasını takip etmeye ilişkin gerekli özel yetkileri içeren vekâletname dosyaya sunulmalıdır.

Nüfus kayıtları mahkeme tarafından elektronik sistem üzerinden getirilebilse de taşınmaz, araç, banka hesabı veya kredi borcu protokolde düzenleniyorsa ilgili kayıtların kontrol edilmesi yararlı olur. Yanlış ada ve parsel numarası ya da hatalı plaka yazılması, kararın uygulanmasını güçleştirebilir.

Dosyada bulunabilecek başlıca belgeler şunlardır:

  • Anlaşmalı boşanma dava dilekçesi
  • İki eş tarafından imzalanmış boşanma protokolü
  • Tarafların kimlik belgeleri
  • Avukatla takipte özel yetkili vekâletname
  • Çocuklara ilişkin gerekli bilgi ve belgeler
  • Taşınmaz düzenleniyorsa güncel tapu kaydı
  • Araç düzenleniyorsa ruhsat bilgileri
  • Kredi veya borç paylaşılacaksa ilgili hesap dökümleri
  • Ziynet ve eşya listeleri
  • Harç ve gider avansı makbuzları

Dava görevli aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Eşlerden Biri Boşanmaktan Vazgeçerse Ne Olur?

Eşlerden biri duruşmada boşanmak istemediğini, protokolü kabul etmediğini veya belirli bir maddeden vazgeçtiğini açıklarsa anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Daha önce protokolü imzalamış olması, kişinin duruşmadaki güncel iradesini ortadan kaldırmaz. Hâkim iki eşin de devam eden ortak iradesini arar.

Anlaşmadan dönülmesi hâlinde dosyanın çekişmeli boşanma davası olarak sürdürülüp sürdürülemeyeceği, dava dilekçesindeki olaylara ve taleplere bağlıdır. Dilekçede boşanma sebebine ilişkin somut vakıalar ve deliller bulunmuyorsa taraflara dilekçelerini açıklamaları için süre verilmesi veya usuli duruma göre yeni dava açılması gerekebilir.

Anlaşmalı boşanma iradesi şu aşamalarda değişebilir:

  • Dava açıldıktan sonra duruşmadan önce
  • İlk duruşmada
  • Hâkimin protokol değişikliği önermesi üzerine
  • Boşanma kararı verildikten sonra kanun yolu süresi içinde
  • Karar istinaf incelemesindeyken

Boşanma hükmü kesinleşmeden önce bir eşin anlaşmadan döndüğünü gösteren kanun yolu başvurusu, anlaşmalı boşanmanın dayanağını etkileyebilir. Bu nedenle kararın verilmesi ile kesinleşmesi arasındaki dönem de önemlidir.

Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

Duruşmada boşanma kararı verilmesiyle evlilik hemen sona ermez. Mahkeme gerekçeli kararı hazırladıktan sonra karar taraflara tebliğ edilir. Taraflar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde istinafa başvurmazsa karar kesinleşir. Karar verildikten sonra usulüne uygun şekilde kanun yolundan feragat edilmesi, kesinleşme işlemlerinin daha erken yapılmasını sağlayabilir.

İstinaf başvurusu yapılırsa karar kesinleşmeden önce bölge adliye mahkemesinin incelemesi beklenir. Kesinleşme şerhi düzenlendikten sonra karar nüfus müdürlüğüne gönderilir ve medeni hâl kaydı güncellenir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü de boşanmanın kararın kesinleşmesiyle gerçekleştiğini belirtmektedir.

Kesinleşme süreci genel olarak şu şekilde ilerler:

  1. Duruşmada kısa karar açıklanır.
  2. Gerekçeli karar hazırlanır.
  3. Karar taraflara tebliğ edilir.
  4. İki haftalık istinaf süresi beklenir.
  5. Başvuru yoksa kesinleşme şerhi düzenlenir.
  6. Başvuru varsa kanun yolu incelemesi tamamlanır.
  7. Kesinleşen karar nüfus müdürlüğüne gönderilir.

İstinaf başvurusunun yöntemi ve üst mahkemenin verebileceği kararlar hakkında Birsen Hukuk’un istinaf nedir? başlıklı içeriği incelenebilir. Anlaşmalı boşanmanın hızlı sonuçlanması, protokol hükümlerinin sonuçları değerlendirilmeden kabul edilmesini gerektirmez; kesinleşmeden önce bütün mali ve kişisel sonuçlar dikkatle kontrol edilmelidir.

Paylaş:

İstanbul Avukat
Avukat

Birsen ÖZNUR